Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4874 E. 2012/4830 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4874
KARAR NO : 2012/4830
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 27 parsel sayılı 14.994,38, 108 ada 20 parsel sayılı 6.900, 102 ada 28 parsel sayılı 16.437,45 ve 107 ada 3 parsel sayılı 9.019,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … adına, 113 ada 2 parsel sayılı 14.853,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, 108 ada 12 parsel sayılı 20.958,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, 108 ada 21 parsel sayılı, 6.802 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, 102 ada 26 parsel sayılı 6.369,16, 117 ada 8 parsel sayılı 7.255,55 ve 106 ada 21 parsel sayılı 10.611,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … adına, 115 ada 25 parsel sayılı 17.701,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …adına, 107 ada 5 parsel sayılı 12.425 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına ve 107 ada 6 parsel sayılı 14.261,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına tapu kaydı ve pay satışı nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı … Sandık ve Asli Müdahil …, yasal süresi içerisinde çekişmeli parsellerin kök muris Medet adına tapuda kayıtlı olduğu, babaları Şükrü’nün de kök murisin mirasçısı olduğu ve taşınmazlarda taksim yapılmadığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Sandık ve asli müdahil … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 107 ada 5 ve 6 parseller ile 108 ada 12 ve 21 parsellerin kök muristen kalma taşınmazlar olmadığı, diğer çekişmeli taşınmazların ise kök muristen kalmasına rağmen fiili bir taksim yapılmamış ise de davalılar tarafından uzun süredir kullanıldığı, uzun süreli ve nizasız fasılasız zilyetliğin taksime karine teşkil edeceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı kadastro tespitine esas alınan tapu kayıtları uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. O halde doğru sonuca varabilmek için mahallinde yeniden yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılarak, keşif sırasında tapu kayıtları okunup, tapu kayıtlarının sınırları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıtlarında davacının murisi Şükrü’nün paydaş olduğu dikkate alınarak Şükrü payı üzerinde mülkiyetin haricen veya kayden intikalinin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, mülkiyetin haricen satış, irsen, taksimen ve kayden intikal etmediğinin belirlenmesi halinde davacıların alt murisi Şükrü payıyla sınırlı olarak davanın kabulü gerektiği göz önünde bulundurulmalı, kayıt kapsamı dışında bulunan taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin bulunması halinde zilyetlik hükümlerine göre değerlendirme yapılmalı, taşınmazların kök muris Medet’ten kaldığının belirlenmesi halinde Medet mirasının usulüne uygun paylaşılıp paylaşılmadığı belirlenmeli, paylaşımın yapıldığının haber verilmesi halinde, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazlardaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilerek beyanlar denetlenmeli, paylaşımda eşit pay almanın zorunlu olmadığı ve uzun süreli kullanımın, paylaşımın belirlenmesi ancak ne şekilde paylaşma yapıldığının tam olarak bilinememesi durumunda paylaşmaya karine olabileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ve asli müdahilin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.