Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5372 E. 2010/1716 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5372
KARAR NO : 2010/1716
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Kayıt maliki …’nün 1935 yılında vefat ettiği ve kaydın tedavül görmediğinin anlaşıldığı belirtilerek, taraflara zilyetlik olgusunu kanıtlamak üzere olanak tanınması, mahallinde yerel bilirkişi kurulu aracığı ile keşif yapılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15/2 ve 13/ B-c maddelerinde öngörülen iktisap şartlarının Köy Tüzel Kişiliği yararına oluşup oluşmadığı konusunda bilgi alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı … tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalı Köy Tüzel Kişiliğinin çekişmeli taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, davacı … Tüzel Kişiliği tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiş; hüküm davalı-davacı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda … payı üzerinde Köy Tüzel Kişiliğinin zilyetliğinin bulunmadığı, bu pay yönünden davacı …’in 1951 yılına kadar kesintisiz zilyetliğinin bulunduğu ve kadastro tespitinin herhangi bir itiraza uğramaksızın kesinleştiği, davacı Köy Tüzel Kişiliğinin davacı tarafın kullanımına engel olmasının tapu kaydını ortadan kaldırmayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesi’nce verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Hükmüne uyulan bozma ilamında tapu kayıt maliki …’nün 1935 yılında vefat ettiği ve kaydın tedavül görmediği, bu durumda kişinin ölümünden sonra zilyetliğin kim tarafından sürdürüldüğü ve Köy Tüzel Kişiliği yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde öngörülen iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğine değinilmiştir. Ancak mahkemece bozma kararı gereğince yeterli araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, 1935 ile 1981 yılları arasına ilişkin köy karar defterleri istenerek dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak elde edilen gelirin kayıtlara geçip geçemediği incelenmeli, bu tarihler arasında köy muhtar ve ihtiyar heyeti azalarının sağ olup olmadıkları araştırılarak sağ olmaları halinde dava konusu taşınmazın kim tarafından kullanıldığı ve zilyetlik süresi yönünden beyanlarına başvurulmalı, bozma öncesi keşifte davacı tanığı …’nın beyanında geçen ve muhtar olduğu beyan edilen …’nin açık kimliği ve sağ olup olmadığı araştırılmalı, taraflara yeniden tanık bildirme imkanı tanınmalı, mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar huzuruyla keşif icra olunmalıdır. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan … payı yönünden 1935 ve dava tarihi olan 1981 yılları arasında çekişmeli taşınmazın kim tarafından ve hangi sıfatla ve ne kadar süre ile zilyet edildiği hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, gerekirse önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile de karşılaştırma yapılmalı, önceden muhtar olduğu beyan edilen …’nin sağ olması halinde çekişmeli taşınmazda hangi nedenle davacı tarafın kullanmasına izin verilmediği, hangi tarihten itibaren Köy Tüzel Kişiliğinin taşınmazı kullanmaya başladığı hususları sorulmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkân verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı-davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.