YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7272
KARAR NO : 2010/156
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın kaza sonucunda hasarlandığını, ancak sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 1.900,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı aracın hasarının teminat kapsamı dışında kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 1.900,00 TL’nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilge ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında araçta meydana gelen hasar bedelinin hesaplanması teknik bilgi ve uzmanlığı gerektiren konulardandır. Mahkemece, kasko sigortalı araçta oluşan hasar tutarının belirlenmesi için hasar uzmanı makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, davalının en erken ekspertiz raporu düzenleme tarihinde gerçek zararı öğrenerek, tazmin yükümlülüğü doğduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Sigorta şirketi tarafından düzenlenen hasar dosyası getirtilerek temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.