Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3904 E. 2012/13895 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3904
KARAR NO : 2012/13895
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı borçlu … Nak. Taah. San Ltd. Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 7.5.1998 tarihinde davalı …’a satması nedeniyle Körfez Asliye Hukuk Mahkemesine 22.10.1998 tarihinde açtıkları tasarrufun iptali davasının 12.12.2000 tarihinde reddedildiğini, kararın temyizi üzerine hükmün 4.7.2001 tarihinde bozulduğunu, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda 14.4.2005 tarihli kararla tasarrufun iptaline karar verildiğini ve hükmün 11.11.2005 tarihinde kesinleştiğini, kararın infazı için Tapu Sicil Müdürlüğüne 31.5.2006 tarihinde gönderilen müzekkere cevabından taşınmazın davalı … tarafından da 27.6.2000 tarihinde dava dışı şahıslara satıldığını öğrendiklerini belirterek 6183 Sayılı AATUHK’nun 30 ve 31.maddeleri gereğince davanın bedele dönüşmesi nedeniyle davalı …’ın dava konusu taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değerinin mahkeme aracılığıyla tesbiti ile bu bedelin 7.5.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/815 Esas 2005/227 Karar sayılı ilamının usulüne uygun kesinleştirilmediğini, anılan dosyada bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sırasında müvekkili ve vekiline tebligat çıkarılmadığından savunma haklarının kısıtlandığını, kararın müvekkiline temyiz hakkı kısıtlanarak
tebliğ edildiğini, dava konusu taşınmazı ihtiyaç nedeniyle borçludan 7.5.1998 tarihinde alıp yine ihtiyaç nedeniyle 27.6.2000 tarihinde sattıklarını, davacının satışı 29.3.2005 tarihli keşifte öğrendiğini, verilen kararın infaz kabiliyeti olmadığını davacının bildiğini, 6183 Sayılı AATUHK’nun 26. ve 102.maddeleri gereğince dava 5 yıl içinde açılmadığından zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşınmazı dava dilekçesinde belirtilen 24.855 TL bedelle satmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini, savunmanın kabul edilmemesi halinde davalının elde ettiği gelir ile sınırlı olarak ve faizin de iyiniyet kurallarına göre belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre davanın kabulü ile davalının 77.528,49 TL’yi 7.5.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dava dışı 3.kişi konumunda bulunan … Nak. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti’nin Körfez Vergi Dairesine olan vergi borcu aslı ve ferileri karşılığı olarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Anılan yasanın 26.maddesinde İİK 284. maddesine parelel biçimde kamu alacağından dolayı açılan tasarrufun iptali davasının tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılması öngörülmüştür. Anılan dava açma süresi hakdüşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının res’en incelenmesi gereklidir.
Somut olayda dava dışı borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf 7.5.1998 tarihinde, davalı … ile dava dışı 4.kişi arasındaki tasarruf 27.6.2000 tarihinde yapılmış olup eldeki dava 5 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 10.1.2008 tarihinde açılmıştır. O halde mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; iptal davasının 6183 Sayılı AATUHK’nun 31.maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde mahkemece dava konusu taşınmazın davalı 3.kişi tarafından 4.kişiye tapuda satıldığı tarihteki gerçek değerinin, takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak ve faiz uygulanmadan davalı 3.kişiden tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.