YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12498
KARAR NO : 2011/5926
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın, müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, kaza tesbit tutanağında müvekkiline tali, davalı taraf aracının sürücüsüne asli kusur izafe edildiğini, müvekkilinin aracında 2.964,59 TL tutarında hasar meydana geldiğini, müracaat üzerine davalı … şirketinin müvekkilinin hesabına 331,53 TL havale ettiğini belirterek bakiya 2.633,06 TL.nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe teminatı ile sınırlı sorumlu olduklarını, kusur oranı ve hasar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 409.62 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
22.8.2008 tarihli kaza tesbit tutanağında davalı şirkete trafik sigortalı aracın sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlalden asli davacının şerit izleme kurallarına uymadığından tali kusurlu olduğu belirtilmiş davacı vekili davalının asli kusurlu olduğunu bildirerek davalı … şirketince kısmen ödenen meblağın mahsubu ile bakiye 2.633,06 TL hasar bedelinin tahsili istemiyle iş bu davayı açmıştır.
Davalı tarafça Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/76 Değişik İş. sayılı dosyasında tarafların olaydaki kusur durumları ve davalı arasında oluşan hasarın tesbiti hususunda tek taraflı olarak yaptırılan tesbit sonucu kusur ve hasar konusunda ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılamayan inşaat yüksek mühendisi bilirkişice düzenlenen 2.9.2008 tarihli raporda eldeki dosyanın davacısı …’ün araçların sağında veya banketlerden yararlanmak suretiyle geçmek ve yapım, onarım alanlarına girerken aracının hızını azaltmamak kurallarını ihlalden 7/8 oranında, davalı taraf aracının sürücüsü ….,’ın dikkatsiz tedbirsiz davranarak arkadan çarpma kusurunu işlediğinden 1/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davacı vekili 26.9.2008 tarihli dilekçesi ile açıkça bilirkişinin konusunda uzman olmadığını tesbit raporunda belirtilen kusur oranını ve hasar miktarını kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahemece yargılama aşamasında trafik konusunda uzman bilirkişiden alınan 11.1.2010 tarihli raporda, davalı tarafça tesbit dosyasında dinlettirilen tanık beyanlarının araç üzerindeki çarpışma izine uygun düşmediği, davalı aracının sürücüsünün doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ve arkadan çarpmak kurallarını ihlalden asli (6/8) kusurlu, davacının yapım ve onarım alanlarına girerken hızını azaltmamak kuralını ihlal etmekten tali (2/8) oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumdan alınan bilirkişi raporunda, davacının %50 davalının %25 ve yolu yapan kuruluşunda %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli çarpma noktaları yolun yapımı, kaza tesbit tutanağı, tarafların iddia ve tanık beyanları nazara alınarak, tarafların olaydaki kusur oranları ayrıntılı, gereçkeli ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderici kusur rapora alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri veirlmesine 9.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.