YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/287
KARAR NO : 2010/2280
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 179 ada 19 parsel sayılı 14387.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 179 ada 19 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46/1. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında, belirtmeliğin 237/5 parseli olarak … işgalinde gösterilerek 17.12.1951 tarih 263 ve 264 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanmış ve tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olduğu ve miktar fazlasının meradan açılarak elde edildiği, belirtilerek, kayıt miktar fazlası 3130 nolu komisyon parseli olarak Hazine adına 1.2.1966 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuştur. 17.12.1951 tarih 263 ve 264 sıra numaralı kayıt miktarları olan yerler ise belirtmeliğin 3 sıra numarasında maliklerinin zilyetliğinde gösterilmiştir. Davacı, yargılama sırasında verdiği dilekçesi ile 17.12.1951 tarih ve 264 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Komisyonun kayıt miktarları olarak haritasında (3) noda gösterdiği bölüm, kadastro tespitinde 179 ada 20 ve 22 sayılı parsel olarak tespit edilmiş ve 179 ada 20 sayılı parsele 17.12.1951 tarih 264 sıra numaralı, 179 ada 22 sayılı parsele 17.12.1951 tarih 263 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanarak 179 ada 20 sayılı parsel son kayıt maliki davacı …’in satışı ile … adına 22 sayılı parsel ise son tapu maliki … Şen adına tespit edilerek tespitleri kesinleşmiştir. Davacının dayandığı ve belirtmelikte uygulanan tapu kayıtları kök tapu kaydına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin aynı tescil ilamı ile oluşturulmuşlardır. Tapu kayıtları değişebilir sınırlı olup kayıt miktarlarının 20000’er metrekareden toplam 40000 metrekare olduğu, revizyon gördüğü 179 ada 20 ve 22 sayılı parsellerin yüzölçümleri toplamının ise 42417.68 metrekare olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın etrafında bulunan 265 sayılı parsel de mera niteliği ile orta malı olarak sınırılandırılarak, tespiti kesinleşmiştir. Mahkemece Hazine tapusunun dayanağını teşkil eden mahkeme ilamları ile tescil krokisi getirtilerek zemine uygulanmak suretiyle tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmemiştir. Kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına belirtilen nizalı taşınmazın sınırında mera bulunduğu ve miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamıyacağı düşünülmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı ve belirtmelik tutanağının dayanağını teşkil eden 17.12.1951 tarih 264 (gittisi 6.1.1982 tarih 18), 17.12.1951 tarih ve 263 (gittisi 6.1.1982 tarih ve 17) sıra numaralı tapu kayıtlarının tesisine esas kayıtların dayanakları olan Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası, dosyanın bulunamaması halinde tescil ilam ve krokileri getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte tapu kayıtlarının dayanağı tescil haritaları ile kadasto paftası ölçekleri eşitlenerek ve çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, teknik bilirkişiden tescil haritasının kapsamını gösterir krokili rapor alınmalı, tapu kaydı uygulamasında söz konusu tapu kayıtlarının dava dışı 179 ada 20 ve 22 sayılı parsellere uygulandığı hususu nazara alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı haritalarına göre belirlenmelidir. Yapılacak uygulamaya göre tescil krokilerinin uygulanabilir olmaları halinde haritalarına göre çekişmeli taşınmazda kapsadığı yerler davacı taraf adına tescil edilmelidir. Tapu kayıtlarının tescil krokilerinin uygulanamaz olmaları halinde ise tapu kayıt miktarının şahıslar adına tespit ve tescil edilmesi ve zeminde kesinleşmiş mera parselinin bulunması nedeniyle ve bir an için sınırda eylemli olarak mera bulunmasa dahi davacı tarafın dayandığı ve belirtmelik tutanağında esas alınan tapu kayıtlarının tesis tarihi ile Hazine adına 4753 sayılı Yasa ile oluşturulan ve taşınmaza uyduğu belirlenen tapu kaydının tesis tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolmamış olması nedeniyle kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.