Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8867 E. 2011/5359 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8867
KARAR NO : 2011/5359
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalılar …, Asil … İnş. Emlak San. Tic. Ltd. Şti vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve aracının hasar gördüğünü ileri sürerek, 1.000,00 TL maddi ve 29.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne 456,80 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar …, Asil … İnş. Emlak San. Tic. Ltd. Şti vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı, meydana gelen kazada yaralanmış ve aracı hasar görmüştür. Davalı vekili tarafından, davacının araç hasarının ve çekici ücretinin kasko sigorta şirketi tarafından ödendiği savunulmuş olup, araç hasarının sigorta şirketince ödendiği kabul edilmiş olmasına rağmen çekici giderinin de sigorta şirketince ödenip ödenmediği araştırılmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önüne tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir.Manevi tazminat ile mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmayı ve duyulan acının dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Dava konusu somut olayın özellikleri, davacının yaralanmasının niteliği dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarı fazla olup, adalete uygun düşmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalılar … ve Asil … İnş. Emlak. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 26.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.