Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9913 E. 2010/1809 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9913
KARAR NO : 2010/1809
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı … Varlık Yönetim A.Ş (… Bankası) ile davalı … vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 2.3.2010 Salı günü davacı … Finans Kurumu A.Ş vekili Av. … geldi. Davacılar … Varlık Yönetim A.Ş ( … Bankasından temlik olan ) İflas Masasına izafeten İflas İdaresi ile davalılar ve dahili davalıdan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı … Finans Kurumu A.Ş dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı … vekili tarafından davalılardan … Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. , … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., …, … ve …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile … Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve …’nın kendilerine ait taşınmazları davalılardan …’a sattıklarını,onun tarafından ise 1160 ada 1235 ve 1238 sayılı parseller ile 937 ada 264 sayılı parselin davalılardan …’na satıldığını bir kısım taşınmazlarını ise borçluların borcu nedeniyle … A.Ş.’ye ipotek verildiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptali isteği ile açılan dava dosyası ile davacı … Evkaf Finans Kurumu tarafından aynı tasarruflara ilişkin olarak aynı kişiler aleyhine açılan dava dosyası birleştirilmiş ve tasarrufa konu edilen 159 ada 3 nolu parselin en son maliki … davaya dahil edilmiş, yargılama sırasında borçlu davalıların iflas etmeleri nedeniyle iflas idaresi davacı sıfatı ile davaya katılmış, … Varlık Yönetimi A.Ş. davacılardan … Bankası …nin alacağını temlik alarak davaya katılmıştır.
Davalılardan … Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., …, …, … ve Anadolu Bankası A.Ş. vekilleri davanın reddini istemişler, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazların düşük bedelle ve kısa aralıklarla satılmaları nedeniyle davanın kabulüne ve 3068 ada 6 ve 7, 3062 ada 15, 16, 17 ve 18 nolu parsellerin …’a intikaline ve … A.Ş. lehine ipotek tesisine ilişkin, 1160 ada 1235 ve 1238 nolu parsellerin …’a ve ondan …’na intikaline, 159 ada 3 nolu parselin …’a, ondan … Demir Çelik San. Ltd. Şti. ve ondan da …’a intikaline 937 ada 264 sayılı parselin …’a ondan da …’na intikaline, 923 ada 14 sayılı parselin 19 nolu bağımsız bölümün …’a ondan da …’na intikaline dair tasarrufların takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek üzere iptali ile davalılardan
tahsili ile iflas idaresine verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … ile davacı … Varlık Yönetim A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında borçlunun iflas etmiş olması halinde iptal davasını açma hakkı iflas idaresine geçmesine, somut olayda tasarrufu yapan borçlu davalılar … Metal Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş., … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve …’nın iflaslarına karar verilmiş ve İİK.nun 245. maddesi uyarınca iflas idaresi davaya davacı sıfatı ile katılmış ve davayı takip etmiş olması nedeniyle hükmün iflas idaresi lehine kurulmuş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre … Varlık Yönetim A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalılardan …’nun temyiz itirazlarına gelince;İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptaline ilişkin davalar aynı yasanın 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan bu hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişilerde davalı olarak gösterilebilir. Üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve dördüncü kişinin iyi niyetli olması halinde yine aynı yasanın 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişi malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında sorumlu tutulur. Somut olayda davalılardan … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, satışlarının iptali istenilen taşınmazları üçüncü kişi davalı …’dan satın alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi , dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Dördüncü kişi yönünden bedel farkı ve yakın tarihlerdeki satış başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal nedeni sayılamaz. Ayrıca aynı tasarrufla ilgili olarak bir başka alacaklı tarafından açılan davada da
davalı …’un iyi niyetli olduğu belirtilerek hakkındaki dava reddedilmiş ve Yargıtay’dan geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda davalı …’nun kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı …’ın taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalılardan … hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davaya konu edilen Döşeme mahallesi 923 ada 14 nolu parsel üzerindeki 19 nolu bağımsız bölüm davalı …’na satılmadığı ve halen davalı … adına kayıtlı olduğu halde davalı … tarafından …’na satılmış gibi hüküm kurulmuş olması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle … Varlık Yönetim …nin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile aleyhindeki hükmün BOZULMASINA duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı çoşkun Nizipoğlu’na geri verilmesine 2.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.