Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9138 E. 2011/7507 K. 14.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9138
KARAR NO : 2011/7507
KARAR TARİHİ : 14.07.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını 45.581 Alman markı tutarında hasar meydana geldiğini, 4.2.2001 fatura tarihinde Alman markının 320 TL olduğunu davalının 5.4.2001 tarihinde müvekkiline 10.697,45 TL ödendiğini ödeme tarihinde bir Alman markının 550 TL olduğunu müvekkilinin gerçek hasarının karşılanmadığını dava dışı Kaymer Otomotive parça ve işçilik bedeli toplamı 28.979 TL ödendiğini kur farkından doğan 18.282 TL zararlarının 4.2.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin 6.4.2001 tarihli makbuz ve ibraname karşılığında sigortalı adına havale ve tahsil edildiğini davacının hiç çekince koymadan tazminatı aldığını, teminatın döviz cinsinden olmadığını davacıya 12.040 TL hasar bedelinden mevcut prim borçları mahsup edilerek 10.697,45 TL ödemede bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 10.4.2007 gün 2003/1151-2007/184 sayılı davanın reddine dair önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzere Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.1.2009 gün ve 2007/11202-2009/332 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık ibranamenin makbuz hükmünde sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK.nun 111 maddesine göre bu kanunda öngörülen hukuki sorumluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olupta yetersiz veya fahiş olduğu açıkca belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca iptalinin istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Somut olayda, davacı vekili müvekkiline ait araçta kaza tarihi itibariye 45581 Alman markı tutarında hasar meydana geldiğini, buna ilişkin proforma fatura düzenlendiğini, fatura tarihinde bir Alman markının 320 TL olduğunu, davalının bu kur üzerinden TL olarak yaklaşık iki ay sonra 5.4.2001 tarihinde müvekkiline ödemede bulunduğunu, ödeme tarihinde bir Alman markının 550 TL olduğunu, kur farkı nedeniyle karşılanmayan 18.282 TL alacağın kaza ve fatura tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihindeki kura göre davacı zararına 14.822,78 TL bulunmuş bu meblağdan davalı tarafça yapılan 12.010 TL ödeme mahsup edilerek bakiye 2.782,78 TL alacağı bulunduğu tesbit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, yeterli değildir.
Bu durumda; mahkemece, 5.4.2001 fiili ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığı TL cinsinden davacının zararının tesbiti ile davalı … şirketince yapılan ödemenin mahsubu sonucu bakiye alacak miktarının hesaplanması hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, daha sonra ibranamede belirtilen ödemenin yetersiz olup olmadığının saptanması, bu bağlamda ibranamenin makbuz hükmünde sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Yeni Tunceliler Sey. Tur. San. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.