Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4665 E. 2012/11980 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4665
KARAR NO : 2012/11980
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davacıya ait … plakalı aracın davalı … şirketine diğer davalı acente aracılığıyla Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, sigorta priminin peşin ödendiğini ve makbuz yerine geçen poliçe aslının alındığını, davacı aracının daha sonra asli kusurlu olarak karıştığı trafik kazası sonunda karşı araçta oluşan hasar bedelinin davalı … tarafından karşılanmadığını, poliçenin haksız olarak iptal edildiğini, karşı aracın hasar bedelini ödeyen kendi kasko şirketinin müvekkili aleyhine …..İcra Müdürlüğünün 2008/18849 sayılı dosyasından yaptığı icra takibi sonunda hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 8.000,00 TL.nın (5.000,00 TL. poliçe bedeli ile haksız iptal sebebiyle cezalı olarak ödenmek zorunda kalınan 3.000,00 TL.) dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.3.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 3.951,48 TL. arttırdıklarını bildirmiştir.
Davalı … vekili, sigorta primi ödenmediğinden ve müvekkilinin sorumluğu başlamadan poliçenin iptal edildiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı acente vekili de davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalıların ticari defter ve kayıtlarında poliçe girişinin bulunduğu, ancak ödemenin görülmediği, poliçe iptalinin de kayıtlarda yer aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve somut olayda davalı … ile sigorta ettiren (davacı) arasındaki poliçeyi tanzim eden acentanın husumet ehliyeti bulunmadığından, mahkemece davalı Mates …Aracılık Hiz.Ltd.Şti. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı ise de davalı acente yönünden kurulan hükmün sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre, davacı vekilinin bu davalı hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle davalı acenta hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
2-Davalı …. hakkındaki davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, ZMSS poliçesi kapsamındaki karşı araç zararının sigortacı tarafından ödenmemesi nedeniyle, 3.kişi zararını ödeyen sigortalının kendi sigortacısına karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.’nun 91/2 maddesi uyarınca, ZMSS’na ilişkin primler peşin ödenir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının Sigorta Ücretinin Ödenmesi başlıklı C.1. Maddesinde de “Sigorta ücretinin tamamı, sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşinen ve nakden ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK.nun 1295/2. maddesi uyarınca da sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksitin ödendiği tarihte başlayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı … ettiren ile davalı sigortacı arasındaki ZMSS poliçesi 28.5.2007 tarihinde bir yıl süreli olarak düzenlenmiş olup, poliçede sigorta priminin düzenlenme tarihinde (taksitsiz ve peşin olarak) ödeneceği belirtilmiş ve makbuz yerine geçerli olduğu belirtilen poliçe aslı sigortalıya verilmiştir. Poliçenin teslimi makbuz hükmünde olup, bununla primin ödendiği karinesi oluştuğu gibi, ödeme ile davalı sigortacının sorumluluğu da başlamıştır.
Uyuşmazlık, davalı … şirketinin acentesinin poliçe düzenlerken prim alıp almadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve poliçe tanziminden sonra 18.2.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalının sorumluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı poliçe priminin peşin ödendiğini, davalı sigortacı ise prim ödenmediğinden poliçenin 19.6.2007 tarihinde iptal edildiğini iddia etmekte olup, her ne kadar mahkemece prim ödenip ödenmediği yönünden davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdıktan sonra primin ödenmediği sonucuna ulaşılmış ise de; prim taksitlerinin zamanında yatırılmaması halinde sigortacıya ihbarsız fesih hakkı tanıyan, TTK’nın 537 sayılı KHK. ile değişik 1295/2. ve 1297/2. maddeleri Anayasa Mahkemesi’nce 1997 yılında iptal edilmiş olup, davaya konu poliçe bu iptalden sonra düzenlendiğinden, sigorta poliçesinin feshi, BK’nın 101. maddesindeki borçlunun temerrüdü ve temerrüt nedeniyle akdin feshini düzenleyen hükümlere göre değerlendirilecektir. BK.’nın 101. vd maddelerindeki düzenlemelere göre de borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için ihtar zorunluluğu getirilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması bu yöndedir. Dosya kapsamından poliçenin iptaline dair sigortalıya yapılmış bir ihtar da bulunmamaktadır.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre mahkemece, kaza tarihinde poliçe yürürlükte olup, davalının hasardan sorumlu olduğu kabul edilerek, davalı tarafın poliçe gereği sorumlu olduğu gerçek zarar miktarı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı acenta hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki hükmün sonucu itibariyle doğru olmakla ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sigorta şirketi hakkındaki hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15
TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.