YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4750
KARAR NO : 2012/5823
KARAR TARİHİ : 29.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Şenyurt Beldesi Cumhuriyet mahallesi çalışma alanında bulunan 321 ada 11 parsel sayılı 161,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve zilyetliğe dayanılarak kendileri adına 44.03 m2 yüzölçümü ile tespit edilen 321 ada 12 sayılı parselin yüzölçümünün 72 metrekare olması gerektiği halde eksik tespit edildiğini ileri sürerek Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmış; yargılama sırasında Mahkemenin isteği ile 321 ada 12 sayılı parsel tespit maliki …’u davaya dahil etmiştir. Mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 321 ada 11 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde 129.736 metrekare yüzölçümü ile gösterilen bölümünün davalı … adına, krokisinde (A) harfi ile gösterilen 31.567 metrekarelik alan da eklenerek 321 ada 12 sayılı parselin 76.399 metrekare yüzölçümlü olarak hisseleri oranında … mirasçıları davacı … ve diğerleri adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davaya dahil edilen … tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davaları tutanakta malik olarak gösterilen gerçek veya tüzel kişiler aleyhine açılır. Somut olayda temyize konu taşınmaz yukarıda belirtildiği gibi … adına tespit edilmiş olduğu halde dava, tespitin tarafı olmayan idari makama, Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Bu durumda, askı ilanı süresi içinde, doğru kişiye yöneltilmiş bir dava bulunmadığından yargılama sırasında tespit maliki …’un davaya dahil edilmesi suretiyle hasmın düzeltilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, usule aykırı şekilde, taraf teşkili sağlandığı kabul edilerek işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.