Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/958 E. 2011/5254 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/958
KARAR NO : 2011/5254
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 9.600 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda tali kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik kusur oranına isabet eden 2.400 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, aracını olay tarihinden önce noter senedi ile 3.kişiye sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kusuru, hasarı kabul etmediğini, hasar bedelinin trafik sigortası tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, yargılama sırasında asıl alacak ödendiğinden dava konusuz kalmakla esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 2.400 TL asıl alacağa 26.11.2006 tarihinden 15.4.2008 tarihine kadar işleyen yasal faizden davalı …’ın sorumlu olmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 4.maddesi uyarınca, alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi, alacağın tamamına göre belirlenir. Aynı yasanın 7.maddesine göre mahkemenin görevi kamu düzeni ile ilgili olup hakimin yargılamanın her aşamasında resen gözününde bulundurması gerekir.
HUMK’nun 1.maddesinde “mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tesbitinde davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere aşağıdaki maddeler (2-8) hükümleri uygulanır. Faiz, icra tazminatı ve giderler görevin tesbitinde hesaba katılmaz” hükmü, aynı kanunun 2.maddesinde “müddeabih para ise mahkemenin vazifesini tayinde miktarı esas ittihaz olunur” hükmü düzenlenmiştir.
HUMK’nun 8.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine giren davalar belirtilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkiline sigortalı aracın kazada ağır maddi hasara uğradığını, sürücü …’ın kazada tali kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.400 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş; ekspertiz raporunda aracın pertinin ekonomik olduğu bildirilerek 52.000 TL hasarsız emsalinin piyasa rayiç değerinden, 31.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile 211.000 TL hasar tesbit edilmiş ve bu bedel davacının sigortalısına ödenerek, davalı aracının trafik sigortasından dava açılmadan önce 2.850 TL, işbu yargılama sırasında 15.4.2008 tarihinde davacı vekilinin beyanına göre 2.490 TL. tahsil edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün %60 oranında asli kusurlu olduğu aracın pertinin uygun olduğu 21.000 TL hasar bedelinin tesbitinden sonra davacının 10.890 TL tazminat alacağı bulunduğu, işbu davada talep edilen 2.400 TL’nin mahsubu sonucu bakiye 8.490 TL hasar alacağı olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafça, bilirkişi raporuna istinaden 8.490 TL tazminat ve ferileri yönünden borçlular … ve … aleyhine Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2009/6122 sayılı dosyasında icra takibi yapılmış davalıların itirazı üzerine Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/362 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açılmış olup, yargılama devam etmektedir.
Bu durumda, eldeki dosyada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılmasına, alacağın tamamının mürazaalı olmasına, saklı tutulan bakiye kısım için Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/362 Esas sayılı dosyasında dava açılmış bulunmasına göre dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan HUMK’nun 4/2.maddesi hükmü uya-
rınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilk incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.