YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4441
KARAR NO : 2012/5419
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 110 ada 3 parsel sayılı 4390.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve “parsel üzerindeki fındık ağaçları 1934 doğumlu …oğlu …’ın kullanımında olup, halen kendisine aittir.” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yalvaç taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının kendisine ait olduğu ve kendisinin kullandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 110 ada 3 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Aynı taşınmazla ilgili Ferizli Kadastro Mahkemesinin 2010/45 Esas- 2010/5 Karar sayılı ve 11.10.2010 tarihli ilamı ile davacı … ‘ın … aleyhine açtığı dava sonunda davanın kabul beyanı nedeniyle kabulüne, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar kısmında yazılı olan “parsel üzerindeki fındık ağaçlarının … kullanımında olup halen kendisine aittir” beyanının “parsel üzerindeki fındık ağaçları 1949 doğumlu … oğlu … ‘ın kullanımında olup halen kendisine aittir” şeklinde tashihen tapuya tesciline karar verilmiş, kararın tebliğ ile kesinleştirilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın beyanlar hanesinde davacı … lehine şerh verildiğinden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğine karar verilmiş ise de; davacı …’ın, kardeşi …’ı hasım göstermek suretiyle 110 ada 3 sayılı parsel hakkında açtığı bu davada gerek davacı … Sığırtmaç’ın aynı parsele ilişkin açtığı dava ile birleştirme gereğinin gözetilmemesi, gerekse bu tür davalarda yasal hasım durumunda olan tespit maliki Hazine davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanmaması ve gerekse taşınmaz başında keşif yapılarak dava edilen yerin tespit edilmemesi nedenleriyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için yapılması gereken yasal hasım olan tespit maliki Hazine davaya dahil edilerek taraf koşulunun sağlanmasından sonra davaya konu yer üzerinde keşif yapılarak, davaya konu edilen taşınmazın kesin olarak tespit edilmesi, bildirilen deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm kurulmasından ibarettir. Bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.