Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6901 E. 2012/8288 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6901
KARAR NO : 2012/8288
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait davalı şirkete trafik sigortalı aracın karıştığı kazada 3.kişiye ait aracın hasarlandığını 3.kişi aracının kasko sigortası şirketi tarafından müvekkili aleyhine 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1596-2006/1355 sayılı dosyasında açılan tazminat davası sonunda 5.000 TL tazminatın 9.3.2005 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verildiğini, bu hükmün derecattan geçerek kesinleştiğini, Samsun 4.İcra Dairesi’nin 2007/366 sayılı dosyasına müvekkilince 8.1.2008 tarihinde ferileriyle birlikte 9.420 TL ödendiğini davalının gerek müvekkili gerekse 3.kişi aracının kasko sigortacısı tarafından talep edilmesine rağmen ödeme yapmadığını belirterek 5.000 TL sigorta bedelinin 9.3.2005 tarihinden 202,50 TL karar ve ilam harcı, 343,50 TL yargılama gideri 600 TL vekalet ücretinin karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile uğranılan manevi zararların tazmini ve müvekkilinin tamamen davalı … şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin tazmini için 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili müvekkili nezdinde düzenlenen … poliçesinin primi ödenmediğinden 1.7.2004 tarihli zeyil ile başlangıcından itibaren iptal edildiğini, tramer kayıtlarından da bunun anlaşıldığını müvekkilinin hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, davacıda poliçe aslı bulunmadığından poliçe örneğinin fotokopisini ibraz ettiğini husumet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu davacı aleyhine 3.kişiye
ait aracın kasko sigortası tarafından açılan davanın müvekkiline ihbar edilmediğini ve işbu davadan önce temerrüde düşürülmediklerini bu nedenle ödeme ve diğer davanın karar tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
8.5.2008 gün 2007/5-2008/172 sayılı önceki hükmün taraf vekilleri tarafınadan temyiz edilmesi üzerine Dairenin 4.6.2009 gün ve 2009/3515-3953 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davacının prim borcunu ödediği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcının onama harcına mahsubuna 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.