Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8895 E. 2010/4947 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8895
KARAR NO : 2010/4947
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat – rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili ile birleştirilen davada davacı … Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin kullanımındaki araca, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, 2.116.00 TL hasar bedeli ve 639.00 TL tedavi gideri ile 1.000.00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise, davalı … hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Birleştirilen davada davacı … Sigorta A.Ş. vekili, aynı kaza nedeniyle, …’e ait, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçtaki hasar için sigortalısına ödediği 3.075.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2009/8895
2010/4947
Davalı … vekili, kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’e tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, asıl davanın kısmen kabulü ile, 2.116.0 TL hasar bedeli ve 43.74 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.159.74 TL maddi tazminatın, 20.10.2005 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat talebinin reddine, davalı … hakkındaki davaya atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen davanın ise, olayda davalı sürücünün kusuru bulunmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile birleştirilen davada davacı … Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Birleştirilen davada, mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında;
“Hükme esas alınan 27.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davalı araç sürücüsü …’nın %75 oranında, davacı sürücüsü …’in ise %25 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Aynı olay nedeniyle, …’nın aracındaki hasarın tazmini için sigortalı araç malik ve sürücüsü aleyhine açtığı, Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/77 Esas sayılı dava dosyasında alınan 29.06.2007 tarihli Karayolları Trafik Fen Heyeti raporunda, …’nın kusursuz, …’in %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporları arasında kusur dağılımına ilişkin farklılık vardır. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden denetime yeterli rapor alınarak, tüm delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir. ” denilmiştir.
O halde mahkemece, bozma ilamı uyarınca, İTÜ Karayolları Trafik Kürsüsü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, kusur yönünden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asıl dava dosyasındaki 29.06.2007 tarihli Karayolları Trafik Fen Heyeti raporuna göre hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2009/8895
2010/4947
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ile birleştirilen davada davacı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün adı geçenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e ve birleştirilen davada davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 31.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.