YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3889
KARAR NO : 2012/6955
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında İslam Mahallesi çalışma alanında kalan 156 ada 25 parsel sayılı 1387,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı 03.03.1971 tarihli ve 6 sıra no.lu tapu kaydının üç sınırı zemine uymakla birlikte tapudaki yüzölçümünün taşınmaza uymadığı ve dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile Hazine’nin dayandığı tapu kaydının batısı ve güneyindeki Abit Avcı sınırının 24 parsel sayılı taşınmaz olduğu, kuzey sınırının 26 parsel sayılı taşınmaz olup bu parsel tutanağında …’nin baba adının … (Hidro) olarak gösterildiği, doğudaki yolun mevcut olup mevki olarak da tapunun taşınmaza ait olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki tapunun dayanağı olan belgeler ile haritası getirtilerek kaydın kapsamı ve taşınmazın tamamının bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesine göre belirlenmemiş; kayıt kapsamında kalan bölümler yönünden Hazine adına oluşturulan tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davalı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazinenin dayandığı 03.03.1971 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı belgeler ve tutanaklar ile haritası getirtilmeli, mevcut tutanakta bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin hayatta olduklarının anlaşılması halinde bu kişiler de tanık sıfatı ile çağrılıp dinlenerek tapu kaydının oluşum nedeni belirlenmeli, tapu kaydının kapsamında kalan bölümler yönünden Hazine adına oluşturulan tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davalı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.