Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9226 E. 2010/2067 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9226
KARAR NO : 2010/2067
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine dava dilekçesinde, 382 ada 1 parsel sayılı, 25616 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın mera ile ilgisinin bulunmayıp tescil edildiği tarihten bu yana üzerindeki tesislere uygun olarak kamu kurumu tarafından kullanıldığını ileri sürerek mera komisyonunun 13.02.2009 tarih ve 301/10 sayılı kararının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 4342 dayılı Mera Kanunu’nun 13/3. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece davanın görev yönünden reddine ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Görevsizlik kararları hâkimin işten elini çekmesini gerektirir nitelikte kararlar olup, vekalet ücreti tayin ve takdirini gerektirir. Vekalet ücreti, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan tayin ve takdir olunur. Ancak takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı, keşif yapılmışsa keşifte belirlenen değere göre, Avukatlık Ücret Tarifesinin tayin ettiği nisbi ücret sınırları üstünde olamaz. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı Kanunun 36/2. maddesi uyarınca ilgili parsele ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri göz önünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca, davada haklı çıkan yararına Kadastro Kanunu’nun 31 ve 36/2. maddelerinde belirtilen hükümler göz önünde bulundurularak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ve davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.