YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7301
KARAR NO : 2010/2106
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 203 ada 37, 38; 141 ada 38, 39; 105 ada 8 ve 9 parsel sayılı 13891.38, 9318.01, 3210.81, 2817.94, 1351.32 ve 1325.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 203 ada 37, 141 ada 38, 105 ada 8 sayılı parseller davalı …, 203 ada 38, 141 ada 39, 105 ada 9 sayılı parseller ise davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde, davalı ile kardeş olduklarını ve adlarına tespit edilen yerlerin eşit olması gerekirken kendisi adına tespit edilen miktarın eksik olduğunu ileri sürerek, 203 ada 37 sayılı parselin 2287 metrekarelik bölümünün 203 ada 38 sayılı parsele, 105 ada 8 sayılı parselin 13 metrekarelik bölümünün 105 ada 9 sayılı parsele, 141 ada 38 sayılı parselin 197 metrekarelik bölümünün 141 ada 39 sayılı parsele eklenmek suretiyle adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 105 ada 8 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 12.92 metrekarelik bölümünün tespitinin iptali ile 105 ada 9 sayılı parsele eklenmek suretiyle, 203 ada 37 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 786.69 metrekarelik bölümünün tespitinin iptali ile 203 ada 38 sayılı parsele eklenmek suretiyle davacı … adına tesciline, 141 ada 38 ve 39 sayılı parsellere yönelik davanın reddi ile, bu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 203 ada 37, 38; 105 ada 8 ve 9 sayılı parsellere yönelik sair temyiz itirazların reddine; ancak, kadastro hakimi doğru, açık ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü olup, Mahkemece çekişme konusu 105 ada 8 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 12.92 metrekarelik bölümünün 105 ada 9 sayılı parsele eklenmek suretiyle, 203 ada 37 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 786.69 metrekarelik bölümünün 203 ada 38 sayılı parsele eklenmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, 105 ada 8 ve 203 ada 37 sayılı parsellerin (B) ve (C) bölümleri çıktıktan sonra kalan bölümleri hakkında sicil oluşturulmamış, tescil hükmü kurulmamıştır. Taşınmazların kalan bölümleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA
2- Çekişme konusu 141 ada 38 ve 39 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı tarafça taşınmazların tarafların babaları tarafından … isimli şahıstan satın alındığı hususunun ispat edilemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların öncesinde … isimli şahsa ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmazları …’ten kimin satın aldığı hususundadır. Davacı, taşınmazların babasına ait olduğunu sağlığında ikiye ayırarak 39 sayılı parsel ile 38 sayılı parsel içinde kalan bir bölüm yeri kendisine, 38 parselin geri kalan bölümünü kardeşi olan davalı …’a verdiğini iddia etmiş, davalı ise taşınmazların dayısı …’dan 1972 yılında kendisinin satın aldığını, daha sonra da 39 parsel sayılı taşınmazı kardeşi davacı …’a “ihtiyacı olur” diye verdiğini, taşınmazın babası ile ilgisi olmadığını savunmuştur. Taşınmazları …’ten kimin satın aldığı hususunda keşifte alınan bilirkişi ve tanık beyanları çelişkilidir. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen rapor ekindeki krokiden davalıya ait 38 sayılı parsel üzerindeki evin bir bölümünün dava konusu edilen (A) bölümünün dışında, davacı adına tespit edilen 141 ada 39 sayılı parselde kaldığı anlaşılmaktadır. Tam olarak taşınmazları kimin aldığı, hangi sebeple davacının 39 sayılı parseli kullandığı, davacının 38 sayılı parsele ev yaptığı, evin mevcut tespite göre 39 sayılı parsele tecavüzlü bulunmasının sebebi anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli 141 ada 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazların önceki maliki …’dan kim tarafından satın alındığı, satın alan kişi tarafların babası ise, taraflar arasında ne şekilde paylaştırdığı, eşit olarak paylaştırıp paylaştırmadığı, teknik bilirkişi krokisinde gösterilen (A) harfi ile işaretli bölümün kime düştüğü, kimin, ne zamandan beri, ne suretle ve hangi sebeple kullandığı, davalının 38 sayılı parsele yaptığı evin dava edilen (A) bölümü dışında davacı adına tespit edilen 39 sayılı parsele tecavüzlü bulunma sebebinin ne olduğu, taşınmazlar davalı tarafından satın alınmış ise davacının hangi sebeple 39 sayılı parseli kullandığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ile tanık beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde, yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, toplanan delillerin tespit tutanağının edinme sebebinde yazılı beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.