Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2137 E. 2011/8050 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2137
KARAR NO : 2011/8050
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın pert olması nedeniyle 35.000 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu, 13.900 TL … bedeli ile davalı aracının trafik sigortasından alınan 15.000 TL.nin mahsubu ile bakiye 6.100 TL.nin ferileri ile tahsili için davalı hakkında … 21. İcra Müdürlüğünün 2010/227 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili kusuru, hasarı kabul etmediğini, kazanın fren sistemindeki arıza nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının … 21. İcra Müdürlüğünün 2010/227 sayılı dosyada asıl alacak 6.100 TL yönünden itirazının iptaline ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı
vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301.maddesi uyarınca açılmış bulunan sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarara sebebiyet veren ücüncü şahıstan halefiyet yoluyla rücuan tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.
TTK.nun 1301.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sigortacının sigorta ettirene halef olabilmesi için öncelikle gerçekleşen riziko bedelinin sigortalısına ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle sigortacının 3. şahsa rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Somut olayda davacı … sigortalısına 35.000 TL araç bedelini ödedikten sonra 13.900 TL … bedeli ile davalı tarafın trafik sigortasından tahsil edilen 15.000 TL poliçe limitini mahsup ederek bakiye 6.100 TL asıl alacak ve bu alacağa sigortalısına ödeme yaptığı tarihten takip tarihine kadar işlemiş 230,13 TL faiz toplamı 6.330,13 TL üzerinden davalı hakkında icra takibi yapmış, davalının itirazı üzerine de eldeki davayı açarak davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre davalı tarafın olayda %100 kusurlu ve bakiye asıl alacak miktarının 6.100 TL olduğu tesbit edilmiştir. Bu durumda davalının 6.100 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile 11.8.2009 ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde takip tarihinden itibaren 6.100 TL asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Kabule göre de, asıl alacak miktarının tamamı yönünden davanın kabul edilmesine, feri nitelikte bulunan işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesine göre davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken asıl alacak yönünden reddedilen kısım varmış gibi davalı lehine vekalet ücretine karar
verilmesi de isabetli olmayıp bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı … … Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı … … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı ” davalının … 21. İcra Müdürlüğünün 2010/227 takip sayılı dosyada asıl alacak 6.100 TL yönünden itirazının iptaline ve” tümcelerinden sonra gelen ” takip tarihinden” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine” 11.8.2009 ödeme tarihinden” tümcesinin yazılmasına ve hüküm fıkrasının 6.bendinde yazılı “550 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” tümcesinin hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.