Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10675 E. 2011/3948 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10675
KARAR NO : 2011/3948
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklılar vekili, borçlu hakkında Şişli 6.İcra Müdürlüğünün 2008/4457 ve 2008/20275 sayılı takip dosyalarından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı İstanbul Eyüp ilçesi….i mevkii 1292 nolu parsel deki 4 nolu bağımsız bölümü takipleri sonuçsuz bırakmak için borçlu şirket ortağı Kenan Tuncer’in kızı …’e sattığını belirterek borçlu ve diğer davalı arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, satışın tamamen gerçek olduğunu, danışıklılığın söz konusu olmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı üçüncü kişi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu şirket ortağının kızı olan davalı …’e, borcun doğumundan sonra ve düşük bedellerle aynı gün 5 adet daha taşınmaz mal satışının mal kaçırma amacına yönelik olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasının ön koşulu alacaklının elinde kesin (İİK.105/1,143) veya geçici (İİK.105/2)aciz belgesinin bulunmasıdır. Dava konusu olayda davacılar tarafından dosyaya kesin veya geçici aciz belgesi ibraz edilmediği, borçluya ait bir kısım taşınmazların olduğu ve üzerlerinde takyidatların bulunduğu görülmüştür. Bu durumda mevcut taşınmaz malların kıymet takdiri yapılmadan alacakları karşılayıp karşılamadığı belli olmadan aciz halinin olduğunun kabulü ve dava şartının oluştuğundan söz edilemez.
Yapılacak iş, davacılara, kesin veya geçici aciz belgesi ibrazı için uygun bir süre verilerek, ibraz edildiği takdirde işin esasına girilmeli aksi halde dava ön koşul yokluğundan red edilmelidir.
Mahkemece, bu yönden yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; davacı alacaklılar,ayrı ayrı alacakları nedeniyle farklı dosyalardan takip yaptıklarından, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşıdırlar. Bu nedenle dava koşulları her bir takip dosyası yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
2-İptal davasının dinlenebilmesi için ön koşullardan biri de dava konusu tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olmasıdır.
Somut olayda, tasarruf 02.04.2007 tarihinde yapılmış, dava dayanağı davacı … tarafından yapılan Şişli 6.İcra Müdürlüğünün 2008/4457 sayılı takip dosyasındaki borç kaynağı bonolardan biri 03.05.2007 tarihinde düzenlenmiştir. Takip konusu borcun, bononun düzenlenme tarihinden önce doğduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
Bu durumda, anılan takip dosyasındaki 03.05.2007 tarihli bonoya ilişkin 150.000,00.TL ve bu borca yönelik faiz alacağı ile ilgili davanın reddi ile kalan borçla ilgili dava koşulları değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek
şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması, tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken infazda terettüt yaratacak şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı borçluya geri verilmesine 26.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.