Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7862 E. 2010/4050 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7862
KARAR NO : 2010/4050
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/14065 Esas sayılı dosyasında yapılan 17.11.2008 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu, dosyada yapılan araç haczini devam ettirmek yerine bu haczin yapılmasının kötü niyetli davranış olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğunu, aksini ispat yükü altında olan üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlayamadığını, haciz mahallinin borçluya ait olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için annesi olan üçüncü kişi üzerine kaydının yaptırıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmadığı, burasının takip adresi de olmadığı ve borçlu ile ilgisini gösteren belgelerin ele geçmediği, sunulan faturalar, … ve su abonelik kayıtları ile vergi levhasının haciz mahallinin üçüncü kişiye ait olduğunu doğruladığı, borçlu ve üçüncü kişi arasında akrabalık dışında bir bağ belirlenemediği, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun güçlü delillerle kanıtlandığı “gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve yasal koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı ile davalı borçlu arasında anne oğul ilişkisi vardır.
Üçüncü kişi, haczin yapıldığı iş yerinde 10.06.2008’den sonra faaliyete başlamıştır. Bu tarih borcun doğumundan sonra, borçlunun ticareti terk ettiği tarihten ise kısa bir süre öncedir.
Vergi dairesinden gelen yazı cevabında, davacının daha önceki tarihli mükellefiyet kaydının bulunmadığı belirlenmiştir.
Öte yandan İİK’nun 8/2. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre, dava konusu haciz eski iş yerinde bulunanlarca borçlunun yeni adresi olarak gösterilen yerde yapılmıştır.
Organik bağ içinde bulunan davacı ve borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yaptıkları ve istihkak iddiasının yerinde olmadığı açıktır.
Bu nedenlerle davanın reddi yerine delilerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 29.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.