YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8396
KARAR NO : 2011/10740
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalı adına trafikte kayıtlı aracın dava dışı …’nin yönetiminde olduğu sırada meydana gelen trafik kazasında 3. kişiye ait aracın hasarlandığını, zarar gören 3. kişiye 3.349 TL hasar bedelinin ödendiğini, dava dışı sürücünün olay anında alkollü olduğunu ve kazanın mühhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, davalı aleyhine Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünün 2007/18670 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının ödeme yapmadığını belirterek 3.349 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını aracın müvekkilinin bilgisi ve muvafakatı dışında dava dışı sürücü tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 109/1 maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar” BK.nun 133. maddesinde borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde, alacaklı dava veya def’i zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği hallerde zamanaşımının katedileceği (kesileceği) öngörülmüştür. Yine aynı yasanın 135. maddesinde ise mürürü zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddetin cereyan etmeye başlayacağı hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda zamanaşımı 15.11.2005 kaza tarihinde başlamış olup dava 3.2.2009 tarihinde açılmıştır. Ancak dava açılmadan önce davacı tarafından Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünün 2007/18670 sayılı takip dosyası ile 1.10.2007 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Bk.nun 133/2 maddesi hükmü uyarınca icra takibi zamanaşımını kesen nedenlerden olduğundan bu tarihte zamanaşımının kesildiği ve BK.nun 135/1 maddesine göre icra takip tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin yeniden işlemeye başladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece takip tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde dava yanlış değerlendirme sonucu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.