YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2228
KARAR NO : 2010/4324
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dışı olan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı kardeşi olan davalı …’e sattığını öne sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile eski malik Mesut Kağşak adına tescilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi olan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Yine aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.Somut olayda borçlu olduğu bildirilen Mesut Kağşak’ın kendisine ait taşın-
2010/2228
2010/4324
zı kardeşi olan diğer davalı …’a (…) satmış olduğu öne sürüldüğü halde dava sadece 3. kişi olan … (…)aleyhine açılmıştır. Bu nedenle borçlu … ile davalı … arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmadığı gibi, alacaklı davacı tarafından hükümden sonra 26.02.2008 tarihli aciz vesikasının ibraz edildiği görülmüştür. Bu durumda davalı borçlu Mesut Kağşak ile davalı … (…) arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin borçlu Mesut Kağşak’a tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip hüküm kurulması gerekirken bu yönler göz ardı edilerek taraf teşkil edilmeden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.