YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3609
KARAR NO : 2010/5650
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :… Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın müvekkillerinin çocuğu ve kardeşi olan …’e çarparak ölümüne neden olduklarını, davalıların kusurlu ve sorumlu olduklarını ve müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte davacı … için 13.641,34 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, davacı … için 14.060,65 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat ile diğer davalı için 1.000,00 TL hasar bedeli tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiş; dava sırasında hasar tazminatı atiye bırakılmıştır.
Davalı sürücü ve işleten vekili, talebin haksız ve fazla olduğunu savunmuştur.
Davalı … vekili, zararın ispatının gerektiğini ve manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı … limitle sınırlı sorumlu olmak üzere davacı … için 13.641,34 TL ve davacı … için 14.060,65 TL destek tazminatının üç davalıdan; toplam 12.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ve işletenden yasal faizleriyle tahsiline, hasar tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bent dışındaki yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-A) Dava, trafik kazasına dayalı destek tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; ölen desteğin elde edebileceği gelirin belirlenmesi bakımından, soyut olarak bilirkişi raporunda belirtilen hususlara göre desteğin asgari ücretin üç katı gelir elde ettiği kabul edilerek tazminat hesaplanmıştır. Oysa bu hususta mahkemece davacı tarafa ispat için imkan tanınması, gerektiğinde tanık dinlenmesi, desteğin işi ile ilgili ticaret ve meslek odalarından görüş sorulması, hangi seviyede gelir elde edebileceğinin araştırılması ve buna göre ölen desteğin gelirinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
B) Kabule göre de HUMK’nın 417. maddesi gereğince, davanın kısmen kabulü halinde, yargılama giderleri kabul ve red oranlarına göre taraflar arasında taksim edilir. Ayrıca kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B-2/3. fıkrası gereğince, hükmedilen tazminatın sigorta limitini aşması halinde, limitin toplam tazminata oranı üzerinden davalı sigortanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gereklidir.
Mahkeme kararında davalı … bakımından, yukarıda açıklanan ilkelere göre, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde yargılama giderlerinden sorumluluğa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.