Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8167 E. 2010/5669 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8167
KARAR NO : 2010/5669
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bandırma 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/4637 Esas sayılı dosyasında yapılan 23.07.2008 günlü ihtiyati hacizde üçün kişi şirket müdürünün istihkak iddiasında bulunmasına rağmen prosedürün işletilmediğini ve hacizden satış aşamasında haberdar olarak bu davayı açtıklarını, İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, 14.07.2008 tarihine kadar haciz mahallini iş yeri olarak kullanan borçlunun bu tarihten sonra ayrıldığını, mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu mahcuzların kendileri tarafından borçluya satılmış inşaat demirler olduğunu ve haczin de borçlunun şube olarak kullandığı depoda yapıldığını, hacizde ele geçen çok sayıdaki belgeden haciz mahallinin borçluya ait şube iş yeri olduğunun anlaşıldığını, üçüncü kişinin mahcuzlara ilişkin fatura sunamadığını, ancak takibe dayanak kendilerinin yaptığı satışa ilişkin faturanın haciz mahallinde ele geçtiğini, gerçekte iki şirket arasında adres, ortaklar ve çalışanları itibarı ile organik bağ bulunduğunu ve alacaklıdan mal kaçırmak içir danışıklı işlemler yaptıklarını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, buna ilişkin temyiz incelemesinden geçerek onanmış mahkeme kararının bulunduğunu belirterek davanın reddi ile %15’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre:“davacının mahcuzların ticari kayıtlarında yer aldığını kanıtlayamadığı, hacizde ele geçen belgelerden haciz mahallinin davacı adına kayıtlı olmakla birlikte fiilen borçlu tarafından depo olarak kullanılan şube iş yeri olduğunun anlaşıldığı, davacının da 14.07.2008’e kadar borçlunun burayı depo olarak kullandığını kabul ettiği,…’ın hacizden kısa bir süre öncesine kadar iki şirkette de en çok paya sahip ortak olduğu, yine iki şirketin bir kısım çalışanlarının aynı kişiler olduğu, organik bağ içinde alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettikleri,satışın durdurulması kararı verildiğinden alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların oluştuğu “gerekçesi ile davanın reddine ve mahcuzların %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (üçüncü kişi) As Lojistik Hizmetleri Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.