Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10511 E. 2010/3836 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10511
KARAR NO : 2010/3836
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı işleten vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, davalıların işleten ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada, müvekkillerinin eşi ve babası olan …’in öldüğünü, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, dava dışı trafik sigortası tarafından ödenen 7.000,00 TL’nin mahsubu sonucunda kalan 33.368,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle ve davalı sigortanın poliçe teminatıyla sınırlı sorumlu tutulmak kaydıyla davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, kusur ve tazminat miktarının fazla olduğunu savunmuştur.
Davalı … A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe teminatıyla sınırlı olduğunu savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile toplam 21.640,78 TL. maddi tazminatın iki davalıdan ve toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı … San. Tic. …den temerrüt faiziyle tahsiline ilişkin kararı, Yargıtay 11. H.D. tarafından davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamından sonra davalı … hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle, davalı … bakımından feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalı bakımından ise davanın kısmen kabulüne, toplam 10.341,78 TL maddi ve toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle davalı …
A.Ş.’den tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalılardan … Sigorta A.Ş. tarafından … İcra Müdürlüğü’nün 2003/3096 sayılı dosyasına yapılan kısmi ödemeye ilişkin olarak, bu davalının sorumlu olduğu 2.000,00 TL limit üzerinden belirlenen asıl alacağa; faiz, yargılama gideri ve icra takip giderleri de eklenerek yapılan toplam 5.170,00 TL ödemenin tamamı, davanın sonunda belirlenen tazminattan mahsup edilmiştir.
Oysa ilke olarak, birden çok kimsenin neden olduğu zararlarda, zarara neden olanlar BK’nın 51. maddesi uyarınca, meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludurlar. Anılan yasanın 142. maddesi gereğince alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen ve kısmen edasını isteyebilir. Borcun tamamen edasına kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam edeceği de aynı yasanın 142 . maddesinin 2. fıkrası gereğidir. Bunun yanında BK’nın 145/2. maddesine göre, müteselsil borçlulardan biri borcu tediyede bulunmadığı halde ondan kurtulmuş ise, diğer borçlular halin icabına göre bundan istifade edebilirler. Yine BK’nın 147/2. maddesine göre de alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde bu fiilinin neticelerine şahsen katlanmak zorundadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı … tarafından yapılan ödeme toplamının tamamı, hesaplanan tazminatın asıl alacak kaleminden düşülmüştür. Oysa bu ödemenin sadece 2.000,00 TL’si tazminat alacağı aslı olup, diğer kısımlar zarardan kendi temerrüdü ile sorumlu olan sigortanın sorumlu olduğu temerrüt faizi, yarılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti ve icra takip giderleridir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan ilkeler ile, davalı … hakkındaki davadan feragat edildiği dikkate alınarak mükerrer ödemeye neden olmamak üzere, davalı sigortaca yapılan ödemenin 2.000,00 TL’sinin tazminat alacağından düşülüp, arta kalan 3.170,00 TL’nin ise faiz hükmedilen temerrüt faizi harcı yargılama giderleri ile vekalet ücretinden ayrı ayrı mahsup edilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 649,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.