Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1355 E. 2011/8096 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1355
KARAR NO : 2011/8096
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 2.747,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise davalıya sehven ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen tutarın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı vekilinin usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah dahi olmadan talep sonucunu değiştirdiği, vekaletnamede ıslah için yetki bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemi olarak açılmış, yargılama sırasında davacı vekili dava konusu aynı olmakla birlikte dava sebebinin yanlış yazıldığını, davanın, müvekkili tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın kusurlu olduğu zannıyla davalıya sehven yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Uyuşmazlık, dava sebebinin bu yolla değiştirilip değiştirilemeyeceği noktasındadır. Kural olarak iddia ve savunma, karşı tarafın onayı olmadan değiştirilemez ise de, bu kuralın isitisnalarından biri ıslah kurumudur. HUMK’nun 83 ve devamı maddeleri uyarınca ıslah, tamamen veya kısmen olabileceği gibi tahkikata tabi davalarda tahkikat sona erinceye kadar, tahkikata tabi olmayan davalarda ise yargılamanın sonuna kadar yapılabilir. Dava dilekçesinde hukuki neden farklı yazılmış olup davacı vekili verdiği dilekçe ile hukuki nedeni değiştirmek istemiştir. O halde, bu beyanın ıslah olarak değerlendirilmesi ve ıslaha ilişkin usul işlemleri tamamlanarak yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece vekaletnamede ıslaha ilişkin özel yetki olmadığı ve talep sonucunun değiştirilemeyeceği şeklindeki hatalı değerlendirmeler ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.