YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12646
KARAR NO : 2011/9377
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ : Akşehir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı kardeşi …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı takibinde alacağın üzerinde bir miktar ödeme yapıldığı ve borçlunun ceza davasında beraat ettiği ayrıca satışın davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın
tahsilini sağlamaktır. Somut olayda davacının takibinde borçlu tarafından bir kısım ödemeler yapılmış olmakla birlikte icra dosyasının infazen kapatılmadığı davacının alacağının devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca takibin başladığı miktardan yüksek bir miktarda ödeme yapılmış olsa da alacaklının alacağını tam olarak aldığından söz edilemez. Bu durumda davalıların kardeş olmalarından dolayı İİK’nın 278/1. bendinin uygulanma ihtimali ve 280/I-II fıkrasındaki borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğinin diğer davalı tarafından bilinebilecek durumda olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.