Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1984 E. 2010/3686 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1984
KARAR NO : 2010/3686
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

Davacı … Bank A.Ş (… A.Ş eski ünvanı) ile …, …, …, … ve … aralarındaki dava hakkında … Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 12.2.2009 gün ve 2007/644-2009/32 sayılı hükmün Dairenin 3.11.2009 gün ve 2009/5808-2009/7105 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK.nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 280/1 maddesi malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kasdının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir, hükmünü içermektetir.
Somut olayda borçlu … tarafından davalılar … ve …’e yapılan tasarruflar yönünden bedel farkı bulunmadığı ve davalı 3. sahısların kötüniyetli oldukları ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın bu davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de, bedel farkının bulunmadığı sabit olup, kötü niyet yönünden varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu … Caddesi 379 Ada 33 parselde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm 13.10.2006’da davalı …’e 10 nolu bağımsız bölüm ise 17.10.2006 tarihinde davalı …’a satılmıştır. Davalı 3. kişiler BK.nun … Mamulleri Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti ortakları olup borçludan iki adet taşınmazı 4 gün ara ile satın almışlardır. Davalı borçlu da tekstil sektöründe faaliyet gösteren UKİ firmasının ortaklarından olduğundan faaliyet konuları benzerdir. Davalı 3. Kişiler savunmalarında borçluyu tanıdıklarını, Türkiye … … Derneği yönetiminde birlikte çalıştıkları beyan etmektedirler. Davacı banka tarafından davalı … adına vekil olarak hareket eden Av. …’nun aynı zamanda borçlunun da vekili olduğu iddia edilmiştir.
O halde, davalı borçlu ile 3. Kişiler … ve …’ın Türkiye … … Derneğine giriş tarihleri görevleri yaptıkları faaliyetlere ilişkin belgeler ile davalı … ve borçlunun vekili olduğu iddia edilen Av. …’nun vekalet örnekleri istenmeli, satış tarihleri borçlu ve davalıların faaliyet alanları da gözönüne alınarak davalı 3. Kişilerin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı red kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ:Davacı vekilinin tahsihi karar isteminin kabulü ile dairenin 3.11.2009 tarih 2009/5808-7105 Esas-Karar sayılı onama ilamının davalılar … ve … yönünden kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, tashihi karar harcı ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.