Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9226 E. 2011/3316 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9226
KARAR NO : 2011/3316
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalıya ödenen 58.356.25 TL’ndan, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesi şirketleri nezdinde bulunduğundan, 45.750.00 TL poliçe limitlerinin mahsubu ile kalan 12.606.25 TL asıl alacak ve 3.472.33 TL işlemiş faizin rücuen tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, bu meblağlar üzerinden itirazın kısmen iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusuru ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe itirazlarının kısmen iptaline, takibin 1.536.08 TL asıl alacak ve 415.89 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazla istemin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacıya kasko sigortalı araçtaki toplam hasar miktarı 53.430.41 TL, davacı sürücüsünün %80 oranında, davalı sürücünün ise %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Toplam hasar bedelinden, davalı tarafın %20 kusur oranına isabet eden kısım 10.686.08 TL’dir.
BK.nun 116/1 maddesinde ” Alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimaiyle borç sakıt olur” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı aracı aynı zamanda davacı … şirketine 5.750.00 TL limitle zorunlu mali sorumluluk ve 40.000.00 TL limitle ihtiyari mali sorumluluk sigortalı olduğundan, davalıların sorumlu olduğu miktar yönünden alacaklı ve borçluluk sıfatlarının davacıda birleştiği dikkate alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açkılanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.