Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9912 E. 2011/10667 K. 16.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9912
KARAR NO : 2011/10667
KARAR TARİHİ : 16.11.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki dairenin teslimi, olmadığı takdirde daire bedelinin tahsiline ilişkin davada Adana 1. Asliye Ticaret ve Adana Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R –

Dava, konut satış sözleşmesinden kaynaklanan teslim, olmadığı takdirde daire bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2006/3490 E- 7042 K. Sayılı bozma ilamında, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve yapı kooperatifine ait belgeler incelenmek suretiyle yapılmış olan sözleşmenin hisse devri niteliğinde olup olmadığı; hisse devri niteliğinde olmadığının saptanması halinde Tüketici Mahkemesinin görevli olacağı belirtilmiştir.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, Yargıtay 13. HD.’nin 2006/3490 E- 7042 K. Sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin hisse devri niteliğinde olmadığı ve davacının kooperatif üyesi sayılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Adana Tüketici Mahkemesi ise, alıcı ile yüklenici firma arasında yapılan satış sözleşmelerinin Tüketici Mahkemesinin görev alanına gireceği, davacının talebinin ise genel mahkemeler tarafından çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki yasada değişiklik yapan 4822 Sayılı Yasanın 3/f maddesine göre satıcı; “ Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler” olarak; aynı Yasa’nın 3/e maddesinde de Tüketici, ” Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmış, 3/c maddesinde ise, “konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar” da Tüketici Yasası kapsamına alınmıştır.
Somut olayda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, taraflar arasında yapılmış olan sözleşmenin hisse devri niteliğinde olmadığı bağımsız bölüm satış sözleşmesi olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK.’nun 21., 22. ve 23. maddeleri gereğince Adana Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.