Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2233 E. 2011/3341 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2233
KARAR NO : 2011/3341
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Ankara Asliye 22.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında 4632 ada 14 parselin ilk olarak 06/07/2001 tarihinde davalı … tarafından diğer davalı …’a satıldığı, bu davalı tarafından da 25/02/2003 tarihinde hükmü karar sonrasında temyiz eden dava dışı Deniz’e satıldığı, bu parsel yönünden mahkemece iptale karar verilmiş ise de yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, davalı … ile İlhan arasında yakın ilişki olup olmadığının araştırılması ve sonraki satışta taşınmazı devralan Deniz’in de Giray’ın kardeşi olduğu üzerinde durulması gerektiği, Mahkemece yapılacak işin, anılan parselle ilgili olarak Deniz’in usulüne uygun biçimde davaya dahil edilmesinden sonra savunma ve delillerinin sorulmasından, tarafların birbirleri ile olan ilişkileri üzerinde durularak ve sonucuna göre hüküm verilmesinden ibaret olduğuna değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda uyuşmazlık konusu taşınmazın davalı …’a satıldığı, bu satışın borçlu ve son malik Deniz ile aynı yer nüfusuna kayıtlı Zekeriya’nın vekil olarak hareketi sonucu gerçekleştiği, bu şekilde davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılar arasındaki ilişkiler ve ilk ve son malikin kardeş olmasına göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2- Dava konusu taşınmazın satışının iptaline karar verilmiş olmasına rağmen infazda karışıklık oluşturacak şekilde iptalin davaya konu edilen kamu alacağı ile sınırlı olduğunun belirtilmemesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “iptaline” kelimesinden sonra gelmek üzere “ dava konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.433,85 TL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.