Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10463 E. 2010/4029 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10463
KARAR NO : 2010/4029
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plakalı aracın, davalının maliki ve sürücüsü olduğu … plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 25.035,00 TL.’nin 10.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüyle, 25.035,00 TL’nin 10.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması zorunludur. Dava konusu trafik kazasında tarafların kusur oranının saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda, uzmanlığı anlaşılamayan trafik polisinden alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
O halde mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı değerlendirilerek gerekçeli ve denetime açık tarafların olaydaki kusur oranları konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Davacı vekili, 06.11.2007 günlü duruşmada davalı tarafın trafik sigortasından 5.750,00 TL aldığını ifade etmiştir.
Bu durumda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve taleple bağlı kalınarak 25.035,00 TL’den trafik sigortasından alınan 5.750,00 TL’nin mahsubu ile kalan tazminat miktarına hükmolunması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.