Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1827 E. 2011/3507 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1827
KARAR NO : 2011/3507
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

Davacı …, …, …, …, … ile davalı … Sigorta A.Ş arasındaki dava hakkında Adana 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 16.02.2010 gün ve 2008/478, 2010/72 sayılı hükmün Dairemizin 09.12.2010 gün ve 2010/4731- 2010/10834 sayılı kararı ile Onanmasına karar verilmiştir. Süresi içerisinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla,dosya incelendi,gereği düşünüldü;

– K A R A R-

Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişleridir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm dairemizce onanmış, davacılar vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların desteği karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, davalı tarafından sigortalanan aracın çarpması sonucunda hayatını kaybetmiştir. Mahkemece, araç sürücüsünün yeşil ışıkta geçtiği, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Ne var ki, araç sürücüsü hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda, sürücünün kavşağa yaklaşırken kendisine yeşil ışık yanmakta ise de, sağdan sola geçmeye çalışan yayayı gördüğünde dikkatli olması ve yayayı
uyarması gerektiği, bu nedenle tali kusurlu olduğu gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
B.K’nun 53. maddesi uyarınca, hukuk hakimi, ceza makhkemesince belirlenen kusur oranı ile bağlı değildir. Ne var ki, kaza, hukuk ve ceza mahkemelerinde aynı olgularla açıklandıktan sonra farklı kusur oranları belirlenmiştir. Her ne kadar, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı değil ise de, kusurlu olduğu kesinleşen sanığın, hukuk mahkemesinde kusursuz olduğunun ve bu nedenle tazminata hükmedilemeyeceğinin kabulü, hukuka olan güveni duygusunu sarsacaktır.
Bu durumda, mahkemece, ceza dosyası da getirtilerek, Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik-Fen heyetinden seçilecek kusur uzmanı bilirkişi heyetinden kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkileri giderici ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu nedenle hükmün bozulması gerekirken, onanması doğru görülmediğinden karar düzeltme istemi kabul edilmiştir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 09.12.2010 gün ve 2010/4731- 2010/10834 sayılı Onama kararının kaldırılarak, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ve temyiz peşin harcının ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.