YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8542
KARAR NO : 2013/9805
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait enerji nakil hattında hasar meydana geldiğini, hattaki hasar yenileme çalışması bedelinin tahsil edildiğini, ancak, enerji ihtiyacı için jeneratör guruplarının harcadığı yakıt tüketim bedelinin karşılanmadığını ileri sürerek, 4.439,40 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 4.439,40 TL. nın davalı sigortacı yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) 2918 sayılı KTK’nun 99 ve ZMSS Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı … şirketine davadan önce iadeli taahhütlü olarak başvuruda bulunulmuş, bu yazı davalı sigortacıya 07.4.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre, davalı sigortacı yönünden hükmedilen alacağa faizin başlangıç tarihi 17.4.2009 tarihi olmasına karşın, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin 2.satırındaki “dava tarihinden” ibaresinin çıkartılarak yerine “17.4.2009 temerrüt tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.