YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6901
KARAR NO : 2011/4947
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 118 ada 5 parsel sayılı 1845.92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı …, 118 ada 8 parsel sayılı 13134.40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 118 ada 8 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.6.2010 tarihli rapor ve haritada (B) ve (D) harfleri ile işaretli bölümlerin tespit gibi davalı …, aynı tarihli rapor ve haritada (A), (C) ve (E) harfleri ile işaretli bölümler ile 118 ada 5 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla davacı ve davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, …’a ait olduğu, murisin ölümünden sonra yapılan paylaşma ile davacı ve davalıya kaldığı, davacı ve davalının ortak sınır belirlemeksizin ve paylaşmada yapmadan taşınmazlara birlikte zilyet oldukları mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı …’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2. maddesi hükmünde de taşınmaz mal üzerinde malikinden
başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği açıklanmıştır. Paylı olarak tescile karar verilen taşınmaz bölümleri üzerinde tespit gününden önce meydana getirildiği anlaşılan muhdesat niteliğinde ev, ahır ve samanlığın mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu olgular gözetildiğinde hüküm kurulurken çoğun içinde azı da bulunduğu kuralı gözetilerek taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kime ait olduğu, kim tarafından meydana getirildiği belirlenerek koşulları oluştuğu taktirde tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davada taraf sıfatı olmayan davacı ve davalı dışındaki diğer … mirasçılarının davaya dahil edilerek karar başlığında dahili davalı olarak gösterilmeleri dahi isabetsiz, davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 100.40 TL harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalıya iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.