Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1674 E. 2010/2126 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1674
KARAR NO : 2010/2126
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 881 ada 10, 63, 64 ve 68 parsel sayılı 15.114,85, 8.188,93, 13.147,61 ve 6.020,95 m2 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Yasa hükümlerine göre oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı-davacı Hazine adına, 1039 ada 7 parsel sayılı 56.627,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satınalma nedenleri ile davacı-davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 881 ada 10, 63, 64 ve 68 sayılı parseller hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hazine, 1039 ada 7 sayılı parsel hakkında tevzii sonucu oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 881 ada 10, 63, 64 ve 68 sayılı parsellere ilişkin davanın kabulüne, bu taşınmazların davacı … adına, 1039 ada 7 sayılı parsele ilişkin davanın ise kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkşisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 881 ada 10, 63 ve 68 sayılı parsellere ilişkin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-) Hazinenin çekişmeli 881 ada 64 ve 1039 ada 7 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi gereğince hüküm fıkrasında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmesi, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye düşülmek suretiyle hükmün karıştırılmaması gerekir. Yine, kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, uygulanabilir ve hükmün infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, sicil oluşturulurken taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kim veya kimler adına hangi paylar oranında ve hangi miktarla tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine aykırı olması yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Kısa kararda davacı …’ın 881 ada 64 sayılı parsele yönelik davası kısmen kabul edildiği halde gerekçeli kararda kabulüne ve taşınmazın tamamının davacı … adına tesciline karar verilmesi ayrıca davacı Hazine’nin 1039 ada 7 sayılı parsele yönelik davası kısa kararda reddedildiği halde gerekçeli kararda kısmen kabulüne karar verilmesi suretiyle hüküm karıştırılmıştır. Kabule göre de 1039 ada 7 sayılı parsele ilişkin dava kısmen kabul edildiği halde fen bilirkişisine bu parsele ait ifraz krokisi düzenlettirilmesi gerekirken 881 ada 64 parsele ilişkin kroki düzenlettirilmesi nedeniyle 1039 ada 7 sayılı parsele ait hükmün infazının bu nedenle de imkansız hale getirilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verilid.