YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7688
KARAR NO : 2010/1948
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki, davalıya kasko sigortalı … plakalı aracın, trafik kazası sonucu hasarlandığını ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinin iptal edildiği gerekçesiyle hasar tazminatını ödemekten kaçındığını belirterek, hasar tutarı 7.321,10 TL’nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kasko poliçesinin davaya konu kazadan önce iptal edilmiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, iki ayrı kaza nedeniyle, kasko sigorta poliçesinin iptal edildiğine dair ihbarın tebliğinden sonra meydana gelen kazanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “hasar ve tazminatın sonuçları” başlığını taşıyan B.4.4.2 maddesi uyarınca, kısmi hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini feshetmek hakkına sahiptir. Sigortacı ise fesih hakkını ancak tazminatı ödemeden önce kullanabilir. O halde, bu maddeye dayanılarak sigortacı tarafından sigorta
sözleşmesinin geçerli bir şekilde feshedilebilmesi için öncelikle riziko gerçekleşmeli, daha sonra tazminat ödenmeden önce düzenlenecek bir zeyilname ile sözleşme feshedilmelidir. Somut olayda ise, dava konusu 28.07.2007 günlü kazadan önce, 12.06.2007 tarihinde 1. kaza, 06.07.2007 tarihinde 2. kaza gerçekleşmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 09.07.2007 günü Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.4.2 maddesine dayanılarak kasko sigorta poliçesi iptal edilmiş, 16.07.2007 günü ise davacıya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edilmiştir.Dosyada 12.06.2007 günlü ilk kaza ile 06.07.2007 günlü ikinci kazaya ilişkin olarak, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair belge bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, sigorta şirketi tarafından önceki kazalar nedeniyle davacıya yapılan ödeme ve tarihleri araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.