Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12457 E. 2011/10591 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12457
KARAR NO : 2011/10591
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Ankara 7.İcra Müdürlüğü’nün 2009/2294 Esas, Elmadağ İcra Müdürlüğü’nün 2009/89 sayılı talimat dosyasından 13.2.2009 tarihinde haczedilerek 7.4.2009 tarihinde muhafaza altına alınan 1 adet 2008 model blok makinasıyla, 1 adet continous tipli kesme makinasının müvekkili şirkete ait olduğunu, bu makinaların 6.6.2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesi gereğince borçlu şirkete verildiğini belirterek, Finansal Kiralama Kanununun 17, 19/2, İİK 82/1 madde gereğince istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, finansal kiralama sözleşmesine konu malların haciz tutanağındaki mallar olmadığı gibi teslim yerinin Kazan olduğunu haczin ise Elmadağ’da yapıldığını, sözleşmenin 6.6.2008 tarihli olmasına rağmen Makine imalatlarının 27.8.2008 tarihli olduğunu, faturaların ve sunulan sevk irsaliyelerinin mahcuzlarla ve haciz yeriyle ilgisi bulunmadığını, sunulan faturaların proforma niteliğinde olup geçerli olmadığını belirterek davanın reddini ve %40 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu karine aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği, dava konusu mahcuzların finansal kiralama sözleşmesine konu mahcuzlar olup olmadığının tespiti amacıyla 10.9.2009 tarihinde mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş ise de kesin mehile rağmen keşif masrafları karşılanmadığından davacının mülkiyet karinesinin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gerekçeşiyle davanın reddine, mahcuz malların değeri olan 35.000 TL nin %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 .madde gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu mahcuzların finansal kiralama sözleşmesine konu mahcuzlar olup olmadığının tespiti amacıyla 10.9.2009 tarihinde mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş, kesin mehile rağmen keşif masrafları karşılanmadığından davacının mülkiyet karinesinin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
HMK’nun 94.maddesinde “Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir.Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresi içinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar “hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemede güdülen amaç davaların uzun süre elde kalmasını önlemek ve muhakeme aşamasında verilen ara kararlarının ciddiyet ve özenle yerine getirilmesini sağlamaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.6.2009 Tarih 2009/2-225 E-2009/277 karar sayılı kararı aynı doğrultudadır.
Somut olayda, davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ve süresi içersinde verdiği delil listesinde keşif ve bilirkişi incelemesi deliline dayanmıştır. Mahkemenin 10.9.2009 tarihli keşif kararında davacı 3.kişiye kesin süre verilmemiştir. 12.11.2009 tarihli duruşmada, davacı 3.kişi vekilinin yokluğunda finansal kiralama sözleşmesine konu mallar ile dava konusu mahcuzların aynı olup olmadığı yönünden keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması için Elmadağ İcra Mahkemesine talimat yazılmasına bilirkişi, araç, talimat, keşif yolluğu olarak toplam 426,75 TL ücretin davacı tarafça 20 günlük kesin süre içersinde karşılanmasına, süreye uyulmaması halinde talebinden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun hatırlatılmasına, tutanağın bir örneğinin davacı vekiline tebliğine karar verilmiş ve mahkemenin ara kararı davacı vekiline 24.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 20.11.2009 tarihli dilekçesi ile keşif ücreti için verilen 20 günlük sürenin keşif gününde ücretin mahallinde karşılanması dahilinde uzatılmasını istemiş; mahkemece bu talebin reddi üzerine 8.12.2009 tarihli dilekçesiyle dava konusu mahcuzların İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.3.2009 tarih 2009/830 D.iş sayılı ihtiyati tedbir kararı gereğince Elmadağ İcra Müdürlüğünün 2009/252 talimat sayılı dosyasından 14.4.2009 tarihinde infaz edilerek müvekkiline teslim edildiğini, mahcuzların da kendilerince Kavaklı Mahallesi Deniz Aktaş Cad.No:13 Kavaklı Beylikdüzü Büyükçekmece İstanbul adresine götürüldüğünden 12.11.2009 tarihli keşif kararının icrasının Elmadağ’da fiilen mümkün olmadığından keşfin mahcuzların bulunduğu yer olan Büyükçekmece İcra Hukuk Mahkemesi yetkili kılınarak muhabere yoluyla yerine getirilmesine karar verilmesini talep etmiş; aynı yöndeki talebini 21.1.2010 ve 11.3.2010 tarihli oturumlarda da yinelemiştir. Mahkemece davacının İstanbul’da keşif yapılması yönündeki talebi 11.3.2010 tarihli oturumda keşif yönünden daha önce verilen sürenin kesin olduğu gözetilerek yeniden keşif yapılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde dava konusu mahcuzların Mahkemenin 9.4.2009 tarihli ve İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.3.2009 tarih 2009/830 D.iş sayılı ihtiyati tedbir kararı gereğince 11.4.2009 ve 14.4.2009 tarihlerinde davacı 3.kişi vekiline yediemin olarak teslim edildiği ,10.9.2009 tarihli keşif kararında kesin süre verilmediği anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi vekili 12.11.2009 tarihli arakarar gereği (öğrenme tarihi 20.11.2009) kesin süre içerisinde verdiği 8.12.2009 dilekçesiyle dava mahcuzların Elmadağ’da değil, İstanbul’da belirttiği adreste olduğunu bildirdiğinden ve dilekçesi mahkemeye 10.12.2009 tarihinde ulaştığından (Duruşma günü 21.1.2010) ve bu şekilde davanın uzamasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından keşfin davacı tarafından belirtilen adreste yapılması için talimat yazılması, alınacak bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.