YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12472
KARAR NO : 2012/13099
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
Davacı … ile davalılar … Şarapçılık Gıda San Tic.Ltd.Şti ve … aralarındaki dava hakkında ….Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.9.2011 gün ve 2011/248 Esas ve 2011/233 sayılı hüküm Dairemizin 22.5.2012 gün, 2011/12893 Esas ve 2012/6531 sayılı Kararı ile Düzeltilerek Onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Tashihi karar incelemesi dosya üzerinden yapıldığından duruşma isteminin reddine,
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Bağcılık Şarapçılık Gıda San Tic.Ltd.Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazı davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 23.3.2010 tarihli kararla satış işleminde muvazaa bulunmaması ve davalılar arasında yakın bir irtibat olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.2.2011 tarih 2011/1507 Esas 2011 Karar sayılı ilamı dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlen gerçek değeri arasında dört mislinden fazla fark bulunduğu ve davalı 3.kişinin gerçek bedeli ödediğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı bu durumda davanın kabulüne dava konusu tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 22.9.2011 tarihli kararla davanın kabulüne davalılar arasındaki 9.2.2007 tarihli dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar veril-
miş; hüküm, davalı 3.kişi vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.5.2012 tarih 2011/12893 Esas 2012/6531 Karar sayılı ilamı ile davalı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, hüküm fıkrasının 1 bendinin sonundaki “iptaline” ibaresinin çıkarılarak yerine “alacaklı davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline“ ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile düzelterek onanmasına karar verilmiş; süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olması ve iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması gereklidir.
Somut olayda davacı tarafından sunulan evraklardan takip konusu borcun 2006 yılı Ocak ayından 2010 yılı Eylül ayına kadar olan döneme ilişkin olduğu, dava konusu tasarrufun ise 9.2.2007 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde davalı borçlu şirketin 5.8.2008 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş 26.044,33 TL vergi borcu olduğunu belirtmiştir. İdarenin 2.2.2011 tarihli yazısı ve eklerinden davalı borçlunun 2006-2007 yıllarına ait vergi borcu nedeniyle 17.11.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2006 yılı 5-6-7-8. aylara ilişkin; 26.1.2007 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2006 yılı 9 ayına; 7.9.2007 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2006 yılı 3-10-11-12 aylar ile 2007 yılı 2-3-4-5. aylara ilişkin; 5.10.2007 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2006 yılı 3 ay, 2007 yılı 7 aya ilişkin; 18.1.2008 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2007 yılı 1-6-9-12. aylara ilişkin; 19.1.2008 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2007 yılı 1. aya ilişkin; 17.7.2008 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2007 yılı 1-6-12. aylara ilişkin; 26.9.2008 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2007 yılı 12 ay ile 2008 yılı 2-3-4-5-6.aylara ilişkin; 13.11.2008 tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emrinin 2008 yılı 6. ayına ilişkin vergi borçlarına ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı idarenin 2.2.2011 tarihli yazısının 2. sayfasının sonunda davalı borçlu şirketin ihti-
yati tahukkuk ve ihtiyati haciz kararlarını dava konusu yaptığı ve Danıştay nezdinde davanın devam edildiğini belirtiği de anlaşılmaktadır. Davalı borçlu adına kayıtlı … plakalı araçın 15.7.2008 tarihinde vergi borcuna mahsuben satıldığı da anılan yazı içeriğinden anlaşılmaktadır. O halde takip konusu vergi borcunun 9.2.2007 tasarruf tarihine kadar olan kısmının kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti bakımından davacı idareden Danıştayda bulunan dava dosyasının numarası istenerek anılan dosyanın akıbetinin araştırılma, tasarruf tarihine kadar olan borcun kesinleştiğinin tesbiti halinde, hesap uzmanı bilirkişiden davacı idarenin tasarruf tarihine kadar vergi alacağı ve fer’ileri konusunda (bilirkişi tarafından belirlenecek vergi alacağı ve fer’ilerinden borçlu şirkete ait olup davacı idare tarafından vergi borcu nedeniyle satılan 59 DZ 001 plakalı aracın satış bedeli de düşülmek suretiyle bulunacak alacak tutarı ve fer’ileriyle sınırlı olarak) alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.5.2012 gün 2011/12893 esas 2012/6531 Karar sayılı ilamının kaldırılarak davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.9.2011 tarih 2011/248 Esas 2011/233 Karar sayılı kararının açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davalı …’e geri verilmesine 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.