YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10138
KARAR NO : 2010/4826
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Denizli 5.İcra Müdürlüğünün 2008/3314 sayılı takip dosyasında, 5.5.2009 tarihinde müvekkiline ait işyerinde haczedilen menkullerin borçluya ait olmayıp müvekkiline ait olduğunu haciz sırasında vitrinde görülen “…” ibaresinin kendi tescilli markaları olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, müvekkilince borçluya satılan malların haciz adresinde teslim edildiğini, haciz sırasında orada bulunan bir kadının işyerinin borçluya ait olduğunu beyan ettiğini, şirket devri varsa bile bunun muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlu şirket davaya dahil edilmiş, ancak cevap vermemiştir.
Mahkemece, icra dosyasında borçluya henüz bir tebligat yapılamadığı, işyeri camlarında yazılı bulunan “…” ibaresinin davacının tescilli belgesi olduğu, davalının cevap dilekçesinde belirttiği kadının beyanlarının haciz tutanağında yer almadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
2009/10138
2010/4826
Dava konusu mallar 5.5.2008 tarihinde borçlunun ticaret sicilindeki adresinde haczedilmiştir. Haciz tutanağı içeriği ile davalı alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan ticaret sicili bilgilerini içeren belgeler ile ekindeki ticaret sicili gazetelerinden borçlunun bu işyerini 15.12.1995 tarihinden 20.2.2008 tarihine kadar işlettiği, hacizden kısa bir süre önce faaliyetine son verdiği, davacı 3.kişinin ise 7.3.2008 tarihinde aynı adreste faaliyete başladığı, davacı şirket ile borçlu şirket ortakları, yetkili temsilcilerinin aynı kişiler olduğu, hatta haciz sırasında hazır bulunan Emre Toktok’un davacı ve borçlu şirketlerin ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılmakta ise de; mahkemece bu bilgileri doğrulamak bıkamından alacaklı vekili tarafından sunulan belgelerde tam isim ve ticaret ünvanları görülen davacı 3.kişi “… AŞ.” ile borçlu ” “… Ltd. Şti’nin ilk kuruluş tarihlerinden itibaren ortakları, yetkili temsilcileri, merkez ve şube adresleri ile bunlarda meydana gelen değişikliklerin ticaret sicilinden sorulması, işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi devrin İİK.nun 44. maddesi koşullarına uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.