Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1137 E. 2010/2405 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1137
KARAR NO : 2010/2405
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … Madencilik Enerji Tarım Ür. Tersane İşl. San. ve Tic. A.Ş. nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu taşınmazın tapudaki satış bedeli 2.000.00 YTL olarak gösterilmesine karşın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 55.000.00 YTL. olduğunun bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmasına, İİK’nun 278/2. fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği, akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek
değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine, öte yandan 3.kişi olan …’ın taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tasarrufun iptali davalarında karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Somut olayda tasarrufa konu taşınmazın değeri alacak miktarından daha az olduğundan karar ve ilam harcının tasarrufa konu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri olarak belirlenen 55.000.00 YTL. üzerinden hesaplanması gerekirken 50.000.00 YTL. üzerinden hesaplanması doğru değil bozma nedeni ise de bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı olan ‘2.700.00 TL. harcın peşin alınan 135.00 TL. harçtan mahsubu ile bakiye 2.565.00 TL’ tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ‘2.970.00 TL. harçtan peşin alınan 135.00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.835.00 TL’ tümcesinin yazılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.