Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9135 E. 2011/3734 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9135
KARAR NO : 2011/3734
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuenv tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 23.850 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 17.931,75 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili kusuru, hasarı kabul etmediğini, müvekkilinin arıza yapması nedeniyle aracını yolun sağına park edip, gerekli önlemleri alarak kurtarıcı getirmeye gittiğini, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 11.075 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’den tahsiline, davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
a-Kaza tesbit tutanağında 10.2.2007 günü saat 19.00 sıralarında davacının sigortalısı dava dışı …’in yönetimindeki aracı ile seyrederken, taşıt yolu üzerinde arıza nedeniyle park halinde bulunan davalı taraf aracına çarpmamak için ani manevra yapması ve yoldan çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında taşıt yolu üzerine aracını parkeden davalı sürücü …’in “yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama” kuralını ihlal etmekten 6/8, davacının sigortalısı …’in, “araçların hızını, aracın yük ve teknik özellikleriyle, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlalden 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kayınpederi …’ın kazaya karışan aracı 3.kişiden haricen satın aldığını ve damadı olan müvekkili davalı …’den bu kamyonetle kendisini ve ailesini Keşan’a getirmesini rica ettiğini, müvekkilinin onları Keşan’a getirirken aracın arıza yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin kamyoneti yolun sağına park edip gerekli önlemleri (kamyonetin arkasında ve yanlarında reflektörler olduğunu) olarak Keşan’dan kurtarıcı getirmeye karar verdiğini, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün aracının hızını yol ve trafik durumuna uydurmadığından yolun sağına park etmiş araca çarpmamak için ani manevra yapması sonucu tamamen kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini, müvekkilinin gerekli önlemleri aldığına dair görgü tanıkları olduğunu belirterek isim ve adreslerini bildirerek tanıkların dinlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tanıkların dinlenmesi hususunda verilen ara kararları usule uygun olmadığı gibi, davalı vekilinin 4.2.2010 tarihli oturumda yinelediği tanık dinletme talebide reddedilerek deliller toplanmadan alınan kusur ve hasara ilişkin bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
b-Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.maddesi hükmü uyarınca “onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış
Sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyadaki ekspertiz raporunda, sigortalı araçta KDV hariç 22.150 TL tutarında hasar oluştuğu, aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 30.750 TL, hasarlı vaziyetteki değerinin (sovtaj) 8.600 TL, sovtaj bedelinin tenzili sonucu araçta 22.150 TL tutarında zarar olduğu belirtilmiş; 5.3.2007 tarihli ibranameden aracın pert hasar olarak değerlendirildiği ve sigortalıya 23.850 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, hasar hususunda alınan bilirkişi raporunda, eksper raporunda belirtilen aracın onarımı durumunda gerekli parça ve işçilik bedelleri uygun görülerek 22.150 TL hasar tesbit edilmiş; aracın pertinin ekonomik olup olmadığı yönünden hiç değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı … vekili tarafından cevap dilekçesinde bildirilen tanıkların usule uygun olarak dinlendikten sonra, İTÜ yada Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur ve hasar uzmanı 3 kişilik bilirkişi kurulundan kusur ve hasara ilişkin tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek önceki bilirkişi raporları da irdelenerek tarafların kusur oranı, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değilse kaza tarihindeki aracın ikinci el satış bedeli ile sovtaj bedelinin tesbiti konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde 23.850 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 17.931,75 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Davacı yargılama aşamasında fazlaya ilişkin haklar konusunda dava dilekçesini ıslah etmediği gibi ek dava da açmamıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araçta toplam 22.150 TL tutarında hasar meydana geldiği kabul edilerek %50 kusur oranına isabet eden 11.075 TL tazminattan davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda
mahkemece; davacı taraf tam kusura dayanarak 17.931,75 TL’nin tahsilini talep ettiğine göre, HUMK’nun 74.maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 17.931,75 TL’nin %50’sine (8.965,88 TL) hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak yazılı biçimde hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.