YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9857
KARAR NO : 2010/3122
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç park halinde iken, davalıların malik/sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasara uğradığını belirterek, sigortalısına ödediği 1.831.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, kazanın, KTK. anlamında karayolu sayılmayan özel mülk durumundaki depo alanında meydana geldiğini, hasarın trafik poliçesi kapsamında olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, kazanın meydana geldiği depo alanının, KTK.’nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca karayolu sayılan yerlerden olmadığı, bu nedenle rizikonun trafik sigortası teminatı kapsamına girmediği anlaşılmakla, davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 1.723.00 TL’nın, 13.12.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Trafik sigortası, işletenin karayolu veya karayolu sayılan alanlarda neden olduğu zararları sigorta örtüsüne alır. Karayolu sayılmayan veya karayolu olmayan yerlerdeki işletenin sorumluluğu ise genel hükümlere tabidir. 2918 Sayılı KTK.’nun 3.maddesinde karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa’nın 2/2. maddesinde; aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrolü karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları da bu yasa uygulaması bakımından, karayolu olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, dosyadaki kroki, plan ve fotoğraflardan, kazanın meydana geldiği yerin, yukarıdaki açıklamalar ışığında karayolu ile bağlantılı olup, karayolu sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla, davalı … şirketinin de hasardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.