Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3763 E. 2010/4999 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3763
KARAR NO : 2010/4999
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu, trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda, hayatını kaybeden kişilerin yakınlarına müvekkilince tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen toplam 94.523,00 TL’nin davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hayatını kaybedenlerin araçta hatır için taşındığı gerekçesi ile ödenen tazminattan takdiren 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 63.015,00 TL’nin davalılardan rücuan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, … tarafından ödenen tazminatın araç işleteni ve sürücüsünden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Meydana gelen tek taraflı kazada iki kişi hayatını kaybetmiş olup, aracın trafik sigortası bulunmaması nedeniyle … tarafından ölenlerin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiştir. … Yöntemeliği’nin 16. maddesi uyarınca yapılan ödemeler, trafik sigortası yaptırmayan araç malikinden ve zarar sorumlusundan rücu edilebilir. Ancak, davalı zarar sorumluları yapılan ödemeyi değil gerçek zararı ödemekle yükümlüdürler. Gerçek zararın tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesinde, gerçek zararın toplam 169.733,02 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, yapılan ödeme, gerçek zarar kapsamında kalıp rücu isteğinin kabulü gerekir. Mahkemece, taşımanın hatır taşıması olduğu gerekçesi ile yapılan ödemeden 1/3 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuştur. Oysa, davalılar tarafından hatır taşıması savunmasında bulunulmaması nedeni ile bir defi niteliğinde olan hatır taşımasının resen dikkate alınması doğru olmadığı gibi, indirim yapılması halinde de ödeme miktarından değil, hesaplanan gerçek zarardan indirim yapılarak rücu edilecek tazminat tutarı belirlenir. Bu durumda da, bulunacak zarar, yapılan ödeme tutarından yine fazla olup, sonuç olarak yine davanın kabulü gerekir.Mahkemece anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.891,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.