YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5197
KARAR NO : 2010/8320
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 6.000 TL … göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 40.000 TL ye yükseltmiş ve hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 40.000 TL maddi tazminatın davalı … Sigorta AŞ den tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedelin 6.000 TL ‘ sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 34.000-TL’ sinin ıslah tarihi olan 09.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesine,.Davacının davalılar … ve … aleyhine açtığı davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.Mahkemece ıslah edilen miktar içinde dava tarihiden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “bu bedelin 6.000-TL sinin dava tarihinden itibaren bakiye 34.000-TL sinin ıslah tarihi olan 09.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil edilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine ” maddi tazminatın” ibaresinden sonra “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte” ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.