YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8501
KARAR NO : 2010/1837
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 1.923 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda tam kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 28.1.2009 tarihli oturumda davalı … yönünden davayı takip etmediğini beyan etmiştir.
Davalı … vekili müvekkiline ZMMS bulunan davalı … adına kayıtlı aracın olay tarihinden önce 25.12.2006 tarihinde noter satış sözleşmesi ile diğer davalıya satıldığını, satış tarihinden itibaren 10 günlük süre dahilinde sorumluluklarının bulunduğunu bu sürenin 4.1.2007 tarihinde sona erdiğini, hasardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.023 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı … ve …’nden tahsiline, davalı … hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, işleten değişikliğinin trafik sigortacısı tarafından zarar gören 3.kişiye karşı ileri sürülememesine göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat davasıdır. Davalı sigortacının sorumluluğunu kamu düzeni amacı ile zorunlu hale getiren 2918 sayılı KTK’nun 99/1.maddesinde, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. Aynı hükme, sigortacının akdi sorumluluğunu belirleyen zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartlarında da yer verilmiştir. Esasen bu hükümler TTK’nun 1299 ve 1292.maddesi hükümlerinin özet düzenlemesi olmaktadır.
O halde, yukarıda değinilen yasal ve akdi düzenlemeler karşısında, bu düzenlemeler çerçevesinde sigortacıya bir başvuru yapılıp yine o düzenlemelerde belirlenen süre dolmadan sigortacı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda, davacı tarafından, davalı sigortacıya yukarıda değinilen biçimde bir başvuru yapıldığı belgelendirilmediğine göre, davalı sigortacı yönünden dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu biçimde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde 2.satırında yazılı “2.2.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Süleyman Kılınç, …’nden” tümcelerinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı …’den
25.9.2007 dava tarihinden, davalı … 2.2.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” tümcelerinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 45,16 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’nden alınmasına 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.