YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4907
KARAR NO : 2011/9381
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ : Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Asiye aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a satışına ve davalı … tarafından satış sırasında taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek konulmasına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı banka usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya münderecatına göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 388.maddesinin 3/5 bentleri hükümlerine göre mahkeme kararlarının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olay ve meselelerin özüne mahkemeyi sonuca götüren gerçeklerin ne olduğu hususlarını içermesi zorunludur. Yine Anayasanın 141/3 maddesi hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenlemektedir. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığı anlayabilecekleri gibi,
karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK’nun 428.maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanır. Diğer bir ifadeyle Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Somut olayda mahkeme hükmünde gerekçe olarak “toplanan deliller, taraf beyanları, tapu kaydı, takip dosyası, keşif tatbikatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya münderecatı” yazılmıştır. Böyle bir karar, davanın hangi iptal nedenine dayalı olarak karara bağlandığı hususunu da içermediğinden Anayasa’nın 141/3, 388/3-5 maddelerine aykırı olduğu gibi HUMK’nun 428.maddesi gereğince Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.