Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1080 E. 2010/3843 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1080
KARAR NO : 2010/3843
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ve davalıya ait olan aracın, sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığı sırada meydana gelen kazada ölen üçüncü kişinin yakınlarına müvekkilince tazminat ödendiğini, ancak bu zararın teminat dışı olduğunu ileri sürerek, ödenen 10.053,00 TL zararın davalılardan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, kusuru kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, duruşmanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasından sonra üç aylık yasal süresinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; dosyadaki mazeret dilekçesinde tebligat için masraf gönderildiği belirtilmiş, ancak davacı vekilinin temyizinde mazeretin kabul edilmediğine ilişkin kendilerine bir tebligat yapılmadığı savunulmuştur.
Oysa, HUMK’nın 409. maddesine göre, davanın yenileninceye kadar dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, bu karardan itibaren 3 ay içinde yenileme dilekçesi verilerek davaya devam edilebilmesi mümkündür. Ayrıca, 1982 Anayasası’nın 36. ve HUMK.nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.
Somut olayda, dosyadaki mazeret dilekçesi üzerinde, cevap verildiğine ilişkin yazı bulunmakta ise de bu beyan üzerinde bir imza bulunmamaktadır. Ayrıca mahkeme kararında da mazeretin reddine ilişkin davacı tarafa tebligat yapılmasına ilişkin bir karar da bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, mazeretin reddedildiğine ilişkin olarak davacı tarafa tebligat yapılıp yapılmadığı araştırılarak, bunun sonucuna göre tebligat yapılmamış ise davacı tarafa yasal süresi içinde yenileme imkanı sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkının kısıtlanması anlamında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.