Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11327 E. 2012/14662 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11327
KARAR NO : 2012/14662
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu araçla yapmış olduğu trafik kazasında …isimli kişinin vefat ettiğini bildirip kaza tarihinde davalının sürücüsü olduğu aracın geçerli trafik sigorta poliçesi olmaması nedeniyle kazada vefat eden kişinin hak sahiplerine 43.242,00 TL ödediklerini belirterek, anılan ödemenin kazada tam kusurlu olan davalıdan rücuan tahsili amacıyla yaptıkları icra takibine vaki itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kusur oranına itiraz edip sürücüsü olduğu aracın kaza tarihinde geçerli bir trafik sigortasının bulunduğunu ve alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü Mersin 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/ 6346 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı için itirazın iptali biçiminde açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
BK’nun 53. maddesi “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, hukuk hakimi ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de; ceza kararındaki kusur durumu, bir maddi olguyu tesbit ediyorsa bu kusur tesbiti ve buna dayalı verilen karar hukuk hakimini de bağlayacaktır. Ayrıca, aynı maddi olgulara dayalı ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur oranlarının tespiti adalete duyulan güveni de zedeler nitelikte olacaktır.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/306 değişik iş sayılı tespit dosyasında şerit ihlali yaptığı gerekçesiyle davalı sürücü …’ın 8/8 kusurlu olduğu tespit edilmiş, dosyada düzenlenen ve hükme esas alınan 18.06.2010 günlü bilirkişi raporunda da davalı sürücünün yaya geçidi işareti olan yerde alkollü olarak hız limitini ihlalinden dolayı tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Aynı olay nedeniyle Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinde sürücü …’ın cezalandırılması amacıyla açılan ve derdest olan 2009/721 esas sayılı ceza davasında alınan Adli Tıp Kurulunun 17.01.2006 günlü raporunda …’ın meskun mahalde hızını azaltmamaktan 5/8, kazada vefat eden …’in ise taşıt trafiğini kontrol etmeden yola giriş yapmaktan 3/8 kusurlu olduğu tespit edilmiş, belirlenen bu kusur oranları ceza davası yönünden Yargıtay 9.Ceza Daire’sinin temyiz incelemesi sonucu kesinleşmiştir. Ceza davası ile dava dosyasında tarafların kusur oranı yönünden çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/721 esas sayılı dava dosyası getirtilerek, tarafların dava konusu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti ile ceza dosyasında ve dava dosyasında bulunan raporlar arasındaki kusur oranları yönünden çelişkinin giderilmesi için … Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel
Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan ceza dosyası da dahil olmak üzere tüm dosya kapsamına göre ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
3. Dava konusu kazada kusur oranının tespiti ile destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden ve bu nedenle alacağın likit olmadığı gözetilmeden yazılı olduğu biçimde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.